"Bana kısmet olan ona kısmet olsaydı nasıl bir hayatı olurdu, benim şansımı o nasıl değerlendirirdi diye düşünmeye zorluyor beni hayat sürekli. Ve onun hayatı sürekli benimkine uzanıyor, söylediğim sözlerin içinde sık sık onunkilerden biri yankılanıyor, benim şu davranışım onun o davranışının bir uyarlaması oluyor, benim şu eksikligim onun şu fazlalığı yüzünden olmuş oluyor; bende bir şey fazladan kendini belli ediyorsa, bunun nedeni onda eksik olması oluyor."
"Şimdiden onların boş evde birbirlerini kucaklama, öpme sahnelerini kovamıyordum zihnimden.Tutkuları beni eziyor, beni sarsıyordu. Her ikisini de seviyor ve bu yüzden de benim olan bir hayat arzusuyla, onlar gibi kör ve sağır bir tutkuyla kendimi sevemiyor, hissedemiyor, gösteremiyordum."
Daha küçücükten annemden kaçmak için ona ve onun tarzına yönelmiştim.Yanılmıştım. Lila orada kalmış, en iyisini elde ettiğini sandığı dünyaya apaçık zincirlenmişti.
"Her ne olursa olsun, sen okumaya devam et."
"İki senem daha var: sonra diplomamı alacağım ve bitecek."
"Hayır, hayır bitirme: ben sana para veririm, sen sonsuza dek okumalısın."
Sinirli bir kıkırdamadan sonra yanıtladım onu:
"Teşekkür ederim ama okul da bir noktada sona eriyor."
"Senin için değil, sen benim olağanüstü akıllı arkadaşımsın, hepimizden çok daha başarılı olmalısın, bütün kızlardan ve erkeklerden."