"Dil, düşünceden soyutlanamadığı için dil öğretimi demek, düşünce öğretimi demektir. Dil, boş bir bal peteğine, düşünce de bu peteğin balına benzetilebilir. Düşünce yapımız ve tarzımız da kişiliğimizin temelini oluşturur." Anadilini adam akıllı öğrenmemiş beş yüz kelimeyi aşmayan kelime dağarcığı düşün dünyasını da geliştirmez. Kavramların derinliğini anlayamayan insan başkalarının fikirlerini- duygularını da idrak edemez. Kişinin konuşma biçimine ve kullandığı sözcüklerin karşıladığı anlam derinliğine bakarak kişiliği hakkında bir kanıya varabiliriz. Sadece dilini bilinçli şekilde kullanan kelimelerin karşıladığı anlamları bilen insan farkındalık sahibi olabilir. Ağzından çıkanın manasından habersiz insanların sağlam bir kişiliğe sahip olması mümkün görünmüyor.