Kitap kezbanlıkla, Newyork'luluk arası gidip geliyor. Bazı yerleri aşırı eğlenceli, bazı yerleri duygusal manipülasyonla insanın ciğerini çürütüyor. Samimi olmayan acılar, benim sana ne kadar ihtiyacım vardı, beni sevmedinler... Gereksiz yaslar... Sürekli bir erkeğin ilgisine muhtaçlık... Bu kadar duygusal değiliz ya aslında. Biraz beni şaşırttı kitap. Sevmek- sevilmek elbette ihtiyaç ama bu kadarda ihtiyaç değil be bacım ya. Okunmasada olur okunsa bir şey kaybettirmez. Git gelli bir kaç saat yaşatır.
Kadının Adı YokDuygu Asena · Doğan Kitap · 20268,1bin okunma
Parayı kullanma konusunda giriş kitabı niteliğinde fakat şunu net olarak söyleyebilirim ki 400 sayfalık bu kitap 20 sayfa olarak basılmalıydı! Geri zekalıya bile bir şey bu kadar çok anlatılmaz.
Kitabın anlattığı şey şu;
1.Finans eğitimi alın zekânızı geliştirin.
2. aktif varlık edinin yani para kazandıran varlıklarınız olsun. Onun kazandırdığı parayla pasif varlık edinin ev gibi.
3. Geliriniz giderinizden çok olsun yani paranızı neye harcayacağınızı ve saçma şeylere harcamamayı öğrenin.
4.Ticaret yapın ve bunu nasıl yapacağınızı öğrenin.
5. Çevrenizi sizden zeki ve size faydası dokunan insanlarla çevrelerin.
6. Paranızı gösteriş yapmak ve uyum sağlamak için çarçur etmeyin, paraya para kazandırmayı bilin.
Bu kitaba bu kadar zaman ayırmak zordu çünkü kendini durmadan tekrarlıyor ve benim buna tahammülüm yok. Neyse benim gibi matematik ve finansal özrü olanların okuyup kendini bataktan kurtarmasını sağlayacak kitap. Yatırım yapmayı öğretmez ama harcamamayı öğütler.
Kitabı ilk elime aldığımda vay Werther pisliği diye okumayı bırakacaktım esasında. İnsan başkasına ait olan kadının peşinde koşar mı ulan! Ama karakterin aşırı duygusallığı ve gerçek manada anın içinde tam olarak yaşayabilmesi beni fazlaca kendine çekti. Aşk hikayesinin yanı sıra hayata, ilişkilere dair derin ve üzerinde kafa yorulmuş fikirler sizi sarsabilir.
Werther bir ressam ve resim yapanlar bilir ki resmini yapacağınız şeye bakmak yetmez. Onu her boyutuyla algılamalı ve gözlerinizi kapattığınızda kafanızda tasavvur edebilecek kadar ayrıntıyla canlandırabilmeniz gerekir ve bu büyük bir enerji gerektirir. Bir süre sonra tüm ayrıntıları duyarlıkla, hislerinizle görmeye başlarsınız. Renklerin, çizgilerin bir duygusu vardır artık. Bu derinlikle algınızı yükselttiğinizde hislerin kokusunu almaya ve etrafınızdaki olayların içinde dünyayla aynı ritimde yaşamaya da başlarsınız.
Werther duygularını ve kendini korumak adına önceden olayları görebilecek biri olsada aşırı dürtüselliği ve melankolik ruh hali sonunu hazırladı esasında. Birine ait olana aşk duyulabilmesi benim ahlak anlayışımı yaraladığından Werther'e saygı duyamıyorum. Bunu ilk hissettiği anda o şehri terk etseydi ona aşık olurdum. Ya da yüreklilikle Lotte ve Albert'in karşısına geçip duygularını anlatsaydı. Bu derece ezik olunur mu? Yahu! Yaprak gibi duygularının peşinden sürüklenen insanlar bende tiksinti yaratıyor. Elbette hisler ve duygularla yaşanmalı yoksa insan olmanın bir ehemniyeti kalmaz, fakat aşk birinin yanında olmadan da yaşanılabilecek bir şey. En fazla yokluğundan yataklara düşer sanslıysan da ölürsün ama bu gerçekten ne hissettiğini gösterir. Sevdiğini bıraktığın an sevmeyi bırakamıyorsun sonuçta. Ama nerde böyle derin hisler duygular hey yavrum.
Werther'ciğim gibi ölümüyle seviyorum
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150bin okunma
Yazar anlatmak istediğini anlam karmaşasına bulamadan direkt yazsaydı dünyanın en güzel kitaplarından biri olabilirdi. Fakat entelektüelin fuları öyle bir dolanıyor ki boynunuza, gırtlağınızda düğümleniyor. Ya çevirisinden ya da metnin orjinalinden bilemiyorum. Velhasıl yazar beni boğdu boğdu boğdu... Tüm o gereksiz anlatımlarla güzelim düşüncelerini dalga konusu halinde okumama sebep oldu.