Büyü Dükkanı Bakınız karşınızda mükemmel bir kitap duruyor. Henüz okumadıysanız çok şanslısınız. Masallara bayılırım ama tabii ki bir kadının kül kedisi olup eziyet çektiği ya da kırmızı başlıklı yardımsever bir kız olduğu için kurt tarafından yenildiği masallara değil.
Masalsı anlara, kadınların mucizeler yaratmasına bayılırım. Bu kitap tam olarak öyleydi. Satırlar sanki su gibi gözlerimden kaydı gitti. Bende yarattığı hissiyatı söyle açıklayabilirim:
Okullar tatil olmuş ben tüm derslerimi vermişim, evde kimse yok harika ötesi bir diziye denk gelmişim. En sevdiğim atıştırmalıkları hazırlayıp çayımı demliyorum, karartma perdeleri çekiyorum ve TV'den dizimi açıyorum. Dizlerime küçük bir battaniye... Dizi ve o gün hiç bitmesin istiyorum çünkü uzun bir süre başka bir diziden bu kadar keyif alamayacağım.. İşte büyü dükkanının kalbimde bıraktığı his tam bu şekilde. Yazarın tarif ettiği tüm karakterler (olağandışı olanlar dahil) gözlerimin önünde canlı bir tiyatro oyunu sergilediler. 446 sayfalık bir kitabın hiç bir sayfası mı sıkıcı olmaz? Olmadı valla. Masalsı tonda yavaş yavaş her şeyi yoluna soktu Kiela. Usulca, sıcacık, aşkla.
Kitaptan bahsedip büyüsünü bozmak hiç istemiyorum ama sadece şunu söyleyebilirim alınca kesinlikle pişman olmazsınız.
Teşekkürler Sarah Beth Durst
Büyü DükkanıSarah Beth Durst · Juno Kitap · 2025196 okunma
Saç Örgüsü Saç Örgüsü..
Açıkçası kitabı almama sebep olan ilk şey tasarımıydı. Ne olabilir en fazla diyerek aldım.
3 Kadın, 3 Hayat, 3 Hikaye ve görünmez bağlarla bağlanmış hayatlar.
Bilmediğimiz tanımadığımız hayatlarda hangi roldeyiz bilmeden yaşayıp gidiyoruz. Bu kitap kendi yollarını bulmaya çalışan 3 kadının hikayesi. Bin bir zorlukla yaşamaya çalışan insanlar. Hayatın farklı imkanlar sunduğu 3 kişi.
Bazen hayat size çok zorlu bir imkan verir, bazen paranız olmaz bazen işiniz bazen kalabalıklar içerisinde yapayalnızsınızdır.
Sarah maddi durumu nispeten iyi, aklı başında 3 çocuklu güçlü bir anne. Görünürde her şey güzel ama içten içe yalnız, mutsuz ve nereye sürüklendiğinin farkında değil. Ta ki içten gelen bir sinyal gün yüzüne çıkana kadar.
Giulia bir figürün arkasında yer almış, hayatı öğrenmeyi bekleyen bir öğrenci. Ansızın hayat okulundan mezun edilip öğrenciliği bitirilmiş ve ipleri eline alması gerekmiş bir kadın.
Smita.. sanırım içimi en çok ezen karakter. Günümüz dünyasında hala böyle yaşamlar var mıdır sorusunu bile düşünmek istemiyorum. Bence tüm karakterler arasında en güçlü, en cesaretli kadın Smita.
Birbirine incecik saç telleriyle bağlı olan hayatlar. Hepimiz birbirimiz için varız ve zincirin görünmez halkalarıyız.
Bir kadın kararlıysa o kadının yapabileceklerinden çekinin ama bir kadın anneyse ve karar vermişse o kadından korkun.
İşte yaşam böyle bir şey. Önünden yürüdüğümüz her pencere, sokağından geçtiğimiz her ülke, her ışık ayrı bir hikaye. Bizlerde kendi evimizde her gün farklı hikayeler yazıyoruz.
(Mini Spoiler)
Kitabı genel olarak beğendim. Sadece aklımda cevapsız sorular kaldı mesela smita ne yaptı istediği yere varabildi mi? Eşi ile yeniden karşılaşabildi mi? Giulia atölyeyi kurtardı evet ama sonra ne oldu? Kamal ile evlendi mi mesela.