Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor.
Ancak şimdi,bütün eski günleri ve hatıraları,hiçbir heyecan duymayacağımdan emin olarak, bir kere daha yad etmek isteyince,onun çehresini aramış,fakat bulamamıştım... Ve bende bir resmi bile yoktu...
Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o iktidarın da mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerine geçen bir etkin sükûnet,en şiddetli elem gözyaşlarından daha yakıcıdır.