Oğuz Atay'ı daha önce hiç bu kadar çarpıcı bir şekilde tanımamıştım. Hakan Günay'ın okuduğum ilk kitabı. Yer altı edebiyatının sarsıcı olacağını biliyordum ama bu kadar etkileyeceğini bilmiyordum. Gerçek bir yaşam. Temelinde cahilliğin, yoksulluğun, para hırsının olduğu bir yaşam. Köhnemiş bir din olgusu. Bastırılmış duyguların gücünün yettiğine yansıtıldığı bir dünya. Yarım kalmış hatta hiç yaşanmamış bir hayat. 11 yaşından 16 yaşına kadar her türlü şiddete maruz kalan bir kız. Kaçış olarak gördüğü her noktada daha da dibe çöken bir hayat. Kanım dondu iki yerde bir 51kişinin 15 yaşındaki bir kıza tecavüzü. İkincisi ise eroin bağımlısı baba dediği kişinin kendi kızına sahip olma arzusu. Ve dökülen şu cümle Allah bizi betirinden korudu cümlesi. Bu yaşamları okuduktan SONRA hiçbir şeye inanasım gelmiyor. İnsanlar nasıl sadist, mazoşist hale gelebiliyor aklım almıyor. Toz pembe hayatlardan sere serpe bütün acımasızlığı ile süren bir hayat. Ne denir Az hocam okunanlar Az daha ne yaşamlar kim bilir biz evlerimizde otururken yaşanan.