Bu kitap için kitaplığımdaki en özel kitap diyebilirim. Bir balina avı gemisi olan Pequod'un son deniz seferi anlatılır bu romanda. Balina avı gemilerinin amacı balinayı avlayıp yağını kullanılabilir duruma getirmektir. Balina yağı ampulün icadından önce aydınlanmada kullanılan kaliteli, is çıkarmayan bir çeşit yağ ve balina gemileri de o zamanın bir bakıma ticaret gemileri sayılabilir. Kitabın anlatısında yazarın hayatından otobiyografik ögeler bulunduğunu söyleyebilirim. Melville de gençlik yıllarında pek çok balina avı gemisinde seferlere tayfa olarak katılmış ve bu seferlerde oldukça deneyim edinmiş, türlü maceralara sürüklenmiş. Bu deneyimlerinin kalemine yansıdığı da söylenebilir. Kitabın birçok yerinde balinaların anatomisi ayrıntılı biçimde anlatılır. Biz, okur olarak yaşananları gemiye tayfa olarak binen İsmael'den dinleriz. İsmael uyuşan kanına hız kazandırmak ve yeni bir maceraya yelken açmak amacıyla bir deniz seferine katılmayı kararlaştırır. Bu amaçla balina avının anavatanı sayılan Nantucket'e gelir. Gece olunca kaldığı handa Kızıldereli bir zıpkıncı olan Quequeeq'le tanışır. Ertesi gün bu ikili sefere çıkmak için gemi ararlar ve Pequod isimli gemiye tayfa olarak binmeyi kararlaştırırlar. Gemi sefer halindeyken Quequeeq ateşli bir hastalığa yakalanır. Bu hastalıktan kurtulamayacağı umulan Qequeeq için geminin marangozuna bir tabut yaptırılır. Qequeeq ise birkaç kötü gün sonunda iyileşir. Gemi dünyanın pek çok ülkesinden sefere katılmış tayfalarıyla adeta kendi çapında küçük bir dünyayı simgeler. Geminin kaptanı ise gizemli biridir. Kaptan Ahab yıllar önce çıktığı bir deniz seferinde Deniz Ejderi olarak da anılan Moby Dick adındaki beyaz balinaya tek bacağını kaptırır. O günden sonra Kaptan Ahab'ın gözünde Moby Dick, dünyadaki tüm kötülüklerin ete