Her şeyi düşünmüştü, gözünün önüne binlerce renkli tablo gelmişti, gençliği, geleceği, annesiyle babası, ama bu tabloların hepsi, yaptığı işin yönünü öylesine değiştirmişti ki önünde bir yol tabelası oluşmuştu, en sondaki karanlık patikayı işaret eden bir tabela.
Acısını parçalara ayırmaya başladığı için gitgide sakinleşti. En derin acının verebileceği acımasız bir soğukkanlılıkla küçük parçalara ayırdı onu. Bu alınyazısı yalnızca kendisine mi özgüydü? Daha binlerce insanın aynı yazgıyı paylaştığını, kendi başından geçenlerin her gün rastlanan bir trajedi olduğunu biliyor, ama yine de şimdiye kadar hiç kimsenin bunu böyle sert bir biçimde yaşamadığını düşünüyordu.