Kendi çapında bir yazar, kitapsever, çizer, tasarımcı, müziksever, sinefili, gamer ve evcil hayvan sahibi. Fantastiğe tüm ruhumu teslim etmiş biri. Belki de bir peri.
Uzun süredir doğru düzgün kitap okuyamıyorum yoğunluktan fakat bu kitap hem çokça popüler olduğu için hem de ilgimi çektiği için başlıyım dedim. Ki beklediğimden daha kısaymış bunu bilmiyordum. Ayrıca pek distopyaların da benlik olmadığını fark ettim, bunun için kitaba teşekkürler. İnceleme yeteneğim de gitmemiştir inşallah diyorum ve spoilerlı spoilersız karışık girişiyorum.
Birincisi bu kitap çok fazla övüldüğü için en başta arkasını bile okumadan direkt kitaba daldım ve otomatik olarak uçurumdan yere çakıldım. Yazım dili olarak sizi hemen içeri almıyor ve ne olup bittiğini pek algılayamıyorsunuz ki bu zamanla oturdu.
Kitap içerisinde kim erkek başrol anlamak benim için ızdırap gibiydi ve her ikisini de asla sevemedim. Hatta başrol kızımızı da pek sevemedim. Dünyadaki en masum şey oymuş aman aman fakat her yer çok kötüymüş de iyilik meleğiymiş de sürekli bunun dayatılmasından rahatsız oldum.
İçerisindeki kurgu zaten klasik ona bir şey diyemem bana the100 anımsattı sonra beyaz leke buradan mı esinlenme diye düşündüm ve bir ton diğer kitap, film, dizi örnekleri falan mix gibi yani. Bu kitaba bence birden fazla fantastik karakterin olması yakışmamış yani sadece kızda olsaydı daha etkileyici olurdu gibi geliyo bana çünkü gözümde birden Uyumsuza falan döndü bir süperkahraman teması uyarlandı ama The Boys gibi falan.
Hiçbir ters köşe yok yani kızın şaşırdığı her durum bence çok bariz örneğin Adam'ın bir sebeple yanına girmesi veya Kirej miydi onun bi sebepten gelmesi falan. Sanki kitabın konusu hani iyiydi de yazar bunu işleyememiş gibi hissettim veya karakterler çok sığ geldi bana. Aralarındaki çekim mesela çocukluktanmış sözde ki küçücük dördüncü sınıfa gidip, hiç birbiriyle muhabbet dahi edememiş çocukların birbirine böyle aşık olması saçmalığına değinmiyorum bile.