Optimist

8/10
·175 syf.··
2019 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2019 15:10
Dünya bilim-kurgu Edebiyatının en önemli eserlerinlerinden biri olan Fahrenheit 451; aynı zamanda ' distopya ' olarak da kabul edebileceğimiz bir kitap olarak da karşımızda çıkmaktadır... Amerikalı yazar Ray Bradbury tarafından yazılmış olan bu eserin ilk baskısı 1953 yılında yayımlanmış olup. Yazarın en önemli yapıtlarından biri olarak gösterilmektedir... Konusuna gelince, Yazarın 500 yıl sonrası için yarattığı yaşamı ve dünyayı bir itfayeci tarafından tecrübe ediyoruz. Fakat Ray Bradbury tarafından gelecekte itfayecilere farklı bir görev biçilmiş, kitap yakmak... Evet yanlış okumadınız, yangınları söndürmek yerine kitap yakmak... Çünkü gelecekte toplumlar otoriter yöneticiler tarafından okumaları, düşünmeleri ve yargılamaları engellenerek yönetiliyorlar ve itfayecilerin görevi ise bu düzenin devamlılığının sağlamak açısından kitap yakmak... Zaten kitabın adı da bu noktada önem kazanıyor, '451 Fahrenheit kağıdın tutuşma ve yanma sıcaklığıdır.' Yazar toplumdaki çelişkileri ve değer yargılarını eleştirel bir yol ile bizlere aktarıyor... Tekdüze olmuş, televizyonun etkisinde bir toplum; düşünmekten ve sorgulamaktan aciz bir konuma getirilmiş. Ama bir soru tüm bu sistemi yıkabilecek güçte olabilir mi ? Ya doğru sandıklarınız yanlış ise ? Ya size öğretilenler tam olarak gerçekleri yansıtmıyorsa ? Aslında size söylenenden başka bir hayat mümkün ise; hala size dayatılan görev ve sorumlulukları yapmak zorunda hisseder miydiniz kendinizi ? Bireyin kişisel aydınlanmasından sonra kendi gibi uyanmışları toplum içinde bulma arzusu, sorgulama ve öğrenme konusunda açlığı, paylaşma duygusu romanın en can alıcı özelliklerindendir... Kütüphanende yer verip, okunası müthiş bir kitap sevgili okur.. Keyifli okumalar.
Fahrenheit 451Ray Bradbury · DeBolsillo · 2006108,2bin okunma
Reklam
7/10
·336 syf.··
2019 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2019 14:46
Olay bilinmeyen bir ülkede ve bilinmeyen bir zamanda geçmektedir. Yazar, kitapta yer ve zaman konusundaki muğlaklığı kahramanlar konusunda da aynı başarıyı gösteriyor. Saramago’nun bir başka özelliği ise bu kitapta nokta ve virgül haricinde noktalama işareti kullanmamış olmasıdır... Bu da diyalogların okunmasında bir nebze de olsa zorluğa sebep olmakta ancak ilerleyen sayfalarda yazarın kullandığı dilin tadına varılmaktadır. Trafikte ışıklar yeşile döndüğü halde hareket etmeyen öndeki araca sinirle korna çalan şoförlerden farklı düşünen biri arabasından inerek öndeki arabaya gider ve şoföre neden hareket etmediğini sorar... Cevap ile birlikte macera başlar: 'Kör oldum' Yardımsever (!) şoförün desteği ile evine giden adam karısıyla birlikte soluğu göz doktorunda alır. Yapılan incelemelerde herhangi bir bulguya rastlanmadan adam evine gönderilir ama göz doktoru dahil klinikte bekleyen hastalara bu 'beyaz körlük' salgınına yakalanır... Körlükten etkilenenler devlet tarafından bir akıl hastanesinde toplanır. Körlükten etkilenmediği halde kör olduğunu söyleyip kocasını bırakmak istemeyen doktorun karısı da bu akıl hastanesine kapatılanlar arasında yerini almıştır. Öyle ki devlet tarafından onlara cüzzamlı muamelesi yapılır ve hastaneden çıkmak isteyenlere mermi yağdırılır. Körlerle iletişim kurulmaz onlarla temasa girilmez hatta onlara verilen yiyecekler bile koğuşların dışında bir bölmeye bırakılır askerler tarafından. Zamanla ülkede bu körlükten etkilenenlerin sayısı artar ve akıl hastanesi dolmaya başlar. Akıl hastanesinde yeniler ve eskiler arasında bir çatışma başlar. Doktorun karısı, gözlerinin gördüğünü diğer körlerden saklar ancak onlara yardımcı olur adeta hepsinin gözü olur... Sevgili okur, okumayı düşündüğün bu kitap buna değer.. Keyifli okumalar... :)
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,8bin okunma
9/10
·150 syf.··
2019 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2019 23:41
Ayfer Tunç'la ilk tanışmam bu kitapla oldu benim ve çok keyif aldım... Ayfer Tunç, okuma etkinliğini başlatan ve Beni bu değerli yazarla, tanıştıran... Sevgili, Cem Єren ve @Nephrenka Sizlere çok teşekkür ederim. Bu güzel etkinlik İçin... Okunması gereken güzel bir eser... Keyifli okumalar sevgili okur pişman olmayacaksın... :) Sevdiğim bir metni okuduğumda beni etkileyenin ne olduğunu sorgulamaya çalışırım sürekli.. İster kurmaca olsun, ister gerçek dünyaya ait bir şeyler anlatsın. Merak ederim. Yazının insanların zihinlerinde bıraktığı farklı etkilerin gizemini… Her okumanın ardından yeniden oluşan dünyaları… Yazarın zihninden geçenleri… Her sanat eseri gibi edebiyat da karşısındakini dönüştürür, artık okumaya başlamadan önceki 'biz' değilizdir önümüzde duran sayfayı çevirdiğimizde. Hele gerçekten keyif alarak okuduğumuz bir eserse bu, yazarının gitmemizi istediği yerlere gider, görmemizi istediği şeyleri görür, inanmamızı istediği sahneleri yaşayarak inanırız... Yazarın, bazen bilinçli bazen farkında olmadan, bize gösterdiği dünyada kaybolmayı, bile seve seve göze alırız. Belki de edebiyatın bende yarattığı şaşkınlığın temelinde bu teslim oluş yatıyordur... Teslim oluştan bahsederken bunun koşulsuz olduğunu iddia etmeyeceğim tabii ki. Ama her okurun kendini karşılıksız teslim ettiği yazarlar olduğunu düşünüyorum... (En azından benim var, bunu söyleyebilirim.) İşte 'Ayfer Tunç' bu edebiyat haritasında dolaştırıyor okuru, akıcı, samimi diliyle teslim alıyor, isteyerek bırakıyoruz kendimizi... Harita üzerinde yönümüzü kaybetmememiz için bir pusula görevi görüyor... Zaman içerisinde karşılaştığı kişileri bizlerle tanıştırıyor. Bunu yaparken farklı kimliklere bürünüyor: Bir okur olarak, kendi okuma 'tarihinin' bazı duraklarına kısa ziyaretler yaptırıyor
Harflere Bölünmüş ZamanAyfer Tunç · Altkitap · 200762 okunma