"Kadınların saygı gördükleri yerlerde tanrılar hoşnuttur; onların hor görüldüğü yerde Tanrı'ya dua etmek faydasızdır. Bir kadının ağzı lier zaman saftır; bu, akan bir sudur, bir güneş ışınıdır. Bir kadının adı sevimli, tatlı, düşsel olmalıdır; uzun sesli harflerle bitmeli, kutsanmış sözcüklere benzemelidir."
Çingene kızının üzerine acı alaylar, azametli hor görmeler, hain bakışlar yağıyordu. İnsan bunları, güzel bir köle kadının göğsüne altın iğneler batırarak eğlenen şu Romalı genç hanımlar sanırdı. Efendilerinin bakışıyla, parçalamalarını yasak ettiği zavallı bir geyiğin çevresinde, burun delikleri açılmış, gözleri ateş içinde dönüp duran zarif dişi tazılar gibiydiler.
Bir bardak suyu kırmızıya boyamak için bir damla şarap yeter; bütün bir güzel kadınlar topluluğunu belirli bir öfkeyle boyamak için de daha güzel bir kadının çıkagelmesi yeter; hele üstelik bir de orada tek erkek bulunuyorsa.