Mimarinin yazdığı kitap hiç durmadan seyredilmeli, yaprakları tekrar tekrar çevrilmelidir; evet, ama kendi sırasınca, matbaanın da yükselttiği yapının büyüklüğü yadsınmamalı.
Bu arada, matbaa ne âlemde acaba? Mimariden ayrılan bütün o yaşam ve canlılık ona gidiyor. Mimari çöktüğü ölçüde, matbaa kabarıyor, büyüyor. İnsan düşüncesi yapılara harcadığı güçler sermayesini bundan böyle kitaplara harcıyor. Bu nedenle, daha on altıncı yüzyıldan beri matbaa çöken mimarinin düzeyine kadar yükseliyor, onunla çarpışıyor ve onu öldürüyor.
Quasimodo'nun hakkını teslim etmek gerekir, kötülük onda belki de doğuştan değildi. İnsanlar arasındaki ilk adımlarından beri, aşağılandığını, horlandığını, itilip kakıldığını hissetmiş, sonraları da görmüştü. İnsan ağzından çıkan her söz onun için hep ya bir alaydı ya da bir lanet. Büyüdükçe, çevresinde sadece kin bulmuştu. Bunu kabullenmişti. Genel kötülüğe katılmıştı. Kendisini yaraladıkları silahı yerden almıştı.