....insanoğlunun sevgiye gereksinme duyduğunu, sevgisiz, aşksız yaşamın kuru, çıplak, yaygaracı ve kulak tırmalayıcı gıcırtılı bir çarktan başka bir şey olmadığını...
Ne var ki, ne yapsa nafile, bütün çabaları boşunaydı; belleğinin ve düşüncesinin zinciri kopmuştu; her şeyden kuşkulanarak, gördükleriyle hissettikleri arasında kesin karara varamadan duraksayarak, şu karşılıksız soruyu kendi kendine soruyordu:
"Ben bensem, bu var mıdır? O varsa, ben ben miyim?"