Ey bahann ölümsüz yasası
sokaklara sığmaz oldun artık
sığmaz oldun kitaplara
yürüdü bütün ırmakları yurdun
kaynayan damarlarımıza
durmak zamanı değil artık ey yolcu
ey kalbim
her patlayan tomurcuk
birer mavzer mermisidir
bahara durur kanlı ve güleç
yaratır sevdanın türküsünü
Biz ki kerem'in ateşiyle yanan
ferhat'ın sabrıyla pişenlerdeniz
Ey kalbim
şimdi ufka bak
nasıl da kızarıyor ihaneti gören yanı
ve bir yanıyla
yorgun bir ana gibi
nasıl da emziriyor
âsi çocuklarını toprağın
karanlıklarda örüyor ağını
örümcek gibi korkak
ve iğrenç elleriyle zulüm
kınsız bir hançer tutuyor
saplıyor yeşermekte olana
saplıyor bütün sevdaların bağrına
Step dışardan, yangın ve sefalet içerden, burasını aylarca sokak muharebesi vermiş, bombardıman edilmiş bir şehir haline koymuştu. Bu harabenin içinde dehşetli meşgul ve meşgul oldukları için de kibirli bir telaşla hızlı hızlı yürüyen yahut hiçbir iş görmedikleri usanmış adımlarını sürümelerinden belli insanların ne aradığına insan şaşıyordu.