Sinem D., bir alıntı ekledi.
Dün 22:37 · Kitabı okuyor

Maalesef öyle...
İstanbul öyle bir hale gelmiş ki sokakta kaldırımların üstüne yatıp açlıktan ölsen, “acep insan açlığından nasıl ölürmüş, hele bir seyredelim!” diye etrafına bir yığın ahali birikecek.

Acımak, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 66 - İnkılap Yayınları)Acımak, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 66 - İnkılap Yayınları)
Acemi Okur, bir alıntı ekledi.
Dün 15:26 · Kitabı okuyor

Sanat sanat içindi; bu muhakkak! Fakat ne çare ki, pratik hayatta bu, kunduracının sırf kendi ayağına göre kunduralar yapmasına benzer bir şeydi.

Değirmen, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 43)Değirmen, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 43)
Acemi Okur, bir alıntı ekledi.
Dün 14:05 · Kitabı okuyor

— Noldu bey?
Kaymakam zayıf bir sesle:
— Ne olduğumu sen bana söyle Hurşit; dedi. Ne oldum ben?
— Hiç bey... Sanki biraz yaralandın da...
Bu söz kaymakama yaralarının cinsi ve derecesi hakkında bir fikir veremezdi. Çünkü Hurşit, en ağırına kadar, her türlü vukuatı daima bu "az" sıfatıyla tasvir ederdi: — Az yangın oldu, az dişimi çektirdim, çocuklar az birbirlerini bıçaklayıverdiler...

Değirmen, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 9)Değirmen, Reşat Nuri Güntekin (Sayfa 9)
Kübra, bir alıntı ekledi.
Dün 13:34

Aynı duayı birbirinden habersiz eden iki insan, er ya da geç birbirlerine kavuşurlar.

Çalıkuşu, Reşat Nuri GüntekinÇalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin
Kübra, bir alıntı ekledi.
Dün 13:33

Ne arsız gönlüm var benim? Etrafımdaki insanları ne kadar çabuk seviyorum.

Çalıkuşu, Reşat Nuri GüntekinÇalıkuşu, Reşat Nuri Güntekin