- Evet... Batar bu memleket... dedi.
Sözde gazete okurmuş gibi yapan yaşlı adam elinden gazeteyi bıraktı. Kendisini tutamayıp sesli sesli güldü. Başlar kendisine çevrildi. Yaşlı adam gülerek, ibric
- Batmaz beyler, bu memleket batmaz... dedi. İçlerinde ençok sinirlenmiş olan,
- Nasıl batmaz, dedi, hem de öyle bir batar ki... Yaşlı adam,
- Hiç merak etmeyin, batmaz... dedi.
- Nasıl olur da batmazmış peki? diye sordu biri. Yaşlı adam yanıtladı:
- Baksanıza, bu kötülüklere, alçaklıklara, ahlaksızlıkla- ra hâlâ sizin gibi kızıp bağıran çağıran, üzülen, dertlenen insanlar da var çok şükür. Ne zaman ki alışırız, artık bunlardan konuşmayız hiç, bunlar bize de olağan gelmeye başlar, işte o zaman batarız.
Ordakilerin hepsi de yaşlı adamın bilgiçliğini sevimsiz buldular. Kırantadan biri yaşlı adama,
Bağışlayın, dedi, siz kimsiniz?
Yaşlı adam hep o gülümseyişiyle,
- Ben, bu öykünün yazarıyım... dedi.