Özgürlükten ve demokrasiden söz ederiz ama sayıları gittikçe artan insanlar özgürlüğün getireceği sorumluluktan korkup, besili robotun kölesi olmayı seçiyorlar; demokrasiye hiç inançları yok, kararları siyasi uzmanlara bırakmaktan mutlular.
Tüketicinin iştahı sürekli açılmalı, zevkleri yönlendirilmeli, yönetilmeli ve tahmin edilebilir hale getirilmelidir. İnsan, tek istediği daha çok ve "daha iyi" şeyler tüketmek olan ebedi bir süt kuzusuna, "tüketiciye" dönüştürülür.
Devlet otoritesine olduğu kadar ailedeki otoriteye karşı da mücadele etmek, genellikle bağımsız ve cüretkâr bir kişinin gelişmesinin tam temelini oluşturmuştur.
Şimdiye kadar tarihin büyük bir bölümünde, bir azınlık çoğunluğa hükmetmiştir. Bu hakimiyeti gerekli kılan, hayatın güzelliklerinin sadece azınlığa yetecek kadar olup, çoğunluğa kırıntıların kalmasıdır. Eğer bu azınlık güzelliklerin tadını çıkarmak ve bunun da ötesinde çoğunluğun kendine hizmet etmesini, kendisi için çalışmasını istemişse gerekli şart şuydu: çoğunluk itaat etmeyi öğrenmeliydi.