Tolstoy’sa farklı bir tablo çizmekte ve ‘Düşünü ki denizde büyük bir gemi hareket ediyor ve bu hareketi bir akıntı yaratıyor. Bu akıntının gemiyi hareket ettirdiğini kim iddia edebilir? Herkes akıntıyı geminin yaptığını bilir. Güç gemiden gelmektedir;
akıntıysa bu hareketin sonucu oluşmaktadır. Bir halk motive olduğunda kendiliğinden harekete geçerek kendi gibi düşünen ve hareket eden bir kişiyi lideri olarak belirliyor’
Bir insanın kendi hakkını aramak için dışarıdan başka kimselere başvurması, kendisini başkalarının vereceği kararlara teslim ederek, onları kendisinin efendisi ve yargıcı haline getirmesi, saçma sapan bir şey olmanın ötesinde, yetiştirme tarzımızın ne kadar berbat olduğunun bir kanıtı değil mi?