Deyim yerinde ise çocukluğuma hala duygusal bakıyorum. Kendi çocukluğuma değil aslında, içinde büyüdüğüm ve artık son nefesini vermek üzere olduğunu zannettiğim uygarlığa.
Büyüdüğünüzde erişilmesi mümkün olmayan bir şiddetle bir şeylere özlem duyarsınız, zamanın önünüzde uzandıkça uzadığını ve ne yaparsanız yapın, sonduza dek böyle devam edebileceğinizi hissedersiniz.
Derken rastgele bir görüntü, ses veya koku ama özellikle de koku sizi bir anda alıp götürüyor ve o zaman da geçmişi hatırlamakla kalmıyor, içine giriyorsunuz.