Çorba insanları yakınlaştırır. Ancak çok samimi olduğunuz biriyle karşılıklı oturup çorba içersiniz. Çorba yoksunluğu çağrıştırsa da sıcaklığıyla bunu örten bir yemek; içinizi ısıttığı kadar birlikte olduğunuz kişiyle de aranızdaki içtenliği artırıyor. Gösterişsiz ama vaatkar. Birbirlerini sevenler ve iyi arkadaşlar birlikte çorba içmeye giderler, başkalarıyla aralarındaki mesafe nispetinde “yemeğe” giderler. Çorba konfordan ziyade merhamete karşılık gelir; yoksullar, yolda kalmışlar, çaresizler çorba parası isterler.
… belki de hepimiz öldük orada. Ben yaşıyor gibi yapıp kendimi kandırıyordum. Elimi neye attıysam kurudu, herhalde cehennem böyledir, dokunduğum her şey tenimi yakıyor. Beklentim yok bu hayattan, arzu duymuyorum, ölüler kadar umutsuzum.