Osman Koç

Osman Koç
@Osmankc06
“Âh mine’l aşkı ve hâlâtihî Ahraka kalbî bi-harârâtihî”

Osman Koç

, 2025 okuma hedefini ekledi.
2025 OKUMA HEDEFİ
17/30 kitap - %57 tamamlandı
17 kitap okudu
30 kitap
2.686 sayfa
6 inceleme
27 alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Edebiyat ve sinema kendilerine has imkânlara sahiptir. Edebiyat sözü, sinema görüntüyü sanata dönüştürme işidir dersek abartmış olmayız. Birbirinden farklı yetenekleri gerektirir. Bir bakıma dünya küçük ve insanın trajedisi bellidir. Dolayısıyla yazar ve yönetmenin ellerindeki bu araçlarla aynı temada kesişmeleri sık rastlanan bir durumdur.
Sayfa 203·Kitabı okudu
Kuşlar filmini izlemiş olan gazeteci şaşkınlıkla Hitchcock'a sorar: Neden filmlerinizde hep dehşetten ve suçtan yola çıkıyorsunuz? Ölüm sahnelerine ve acıya çokça yer veriyorsunuz. Neden bizi hep korkutmak ve şok etmek istiyorsunuz? Hitchcock buna şöyle cevap verir: Öncelikle başka tarzda filmler yapsaydım kimse bana inanmazdi... Ben bir insan severim: insanlara istediklerini veriyorum. İnsanlar korkutulmayı ve şoke edilmeyi seviyorlar. Bu iki hissin insan üzerinde aynı etkiye sahip olduğunu hiç fark etmediniz mi? Üç aylık bir bebeği düşünelim. Annesi üstüne eğiliyor. "Seni yiyip bitireceğim" diyor. Bebek korkudan ağlıyor. Sonra annesi gülerken o da çok mutlu bir şekilde gülüyor. Salıncakta sallanan altı yaşında bir çocuğu ele alalım. Salıncakla giderek daha çok yükseliyor. Neden? Çünkü bu onu korkutuyor ve aynı zamanda eğleniyor." Hız yapan şoförü de örnek verdikten sonra insanların korkarak eğlenebildiklerini kendisinin de filmleri çekerken eğlendiğini ifade eder. Daha sonra ister muzip diyelim ister sadist, şu cümleleri belli ki keyifle sarf eder: Hiç bir şey bana bir suç fikri düşünmek kadar zevk vermiyor. Bir hikaye yazarken iş suça geldiği zaman mutlu bir şekilde, 'Bu adamı şöyle öldürsem güzel olmaz mı acaba' diye düşünüyorum. Sonra daha da mutlu bir şekilde, 'bence insanlar bu noktada bağırmaya başlayacaklar' diye düşünüyorum. Bu böyle olmak zorunda, çünkü ben üç yıl Cizvitlerin yönetiminde bir okulda okudum. Beni sürekli olarak ölümle ilgili her şeyle korkuturlardı. Ayrıca ben bir İngiliz olduğumdan bu böyle olmak zorunda. İngilizler suç hikâyelerinde hayal güçlerini çok kullanırlar. Dünyanın en eğlenceli suç hikayeleri onlardadır. Bu cümlelerden anlıyoruz ki Hitchcock, işinden büyük bir keyif alıyor. Bunu kendisi için bir eğlenme aracı olarak görmekle
Sayfa 78·Kitabı okudu
Raşomon Tapınağı hakkında felsefi temelli hoş bir yorum.
Raşomon Tapınağı'na sığınır. Bu arada, hırsızlık yapmazsa açlıktan ölebileceğini ama bunu yapmaması gerektiğini düşünmektedir. Büyük bir kırılmanın yaşandığı şehirde sahipsiz cesetlerin tapınağın üst katına atıldığını bilir. Korkutucu gelse de daha iyi korunacağını düşünerek yukarı çıkar. Orada yaşlı bir kadının, ölülerin saçlarını yolmakta olduğunu görür. Kadını, ölülere karşı bu saygısızlığından döndürmek için tehdit ettiğinde kadın, bu saçları perukçuya satarak karnını doyurabildiğini söyler. Üstelik kadın, o an saçlarını yolduğu adamın da yaşarken yılan etini küçük parçalara ayırıp kuruttuktan sonra, insanlara balık çirozu diye kandırıp satarak geçimini sağlayan biri olduğunu söyler. Yani ona göre bu adam saçlarının yolunmasını hak eden biridir. O an öykü kahramanı, kadını haklı bulduğu gibi kendinin hırsızlık yapmasını da gerekçelendirmiştir. O da yaşlı kadının sahip olduğu tek şey olan kimonosunu üstünden zorla alarak kimonoyu satıp karnını doyurmak üzere oradan uzaklaşır. Yaşamak için kötülük yapmaya mecbur olduğuna kendini inandırmıştır. Öykü, insanın hayatta kalabilmek ya da ayakta durabilmek için kötülükle karşı karşıya kaldığında kendini başka bir çıkar yolu olmadığına inandırdığını, kendine yalan söyleyerek en gizli biçimde erdemini kaybettiğini böylece dile getirir.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Sanatı insanlığın büyük bahçesi saysak; sanatçı toprağının el verdiği biçimde ürün yetiştirir orada, meyveler derer, kazar, budar; acı tatlı uğraşır. İşte bu bahçenin pek çok ürününden biri edebiyat, bir diğeri sinemadır.
Sayfa 7·Kitabı okudu