Osric Tortellini

Kant aynı Hume gibi “Şayet Tanrı, kendi varlığı için bir sebebe muhtaç değilse, evrenin de kendi kendisinin sebebi olduğu niçin düşünülemesin?” demiştir.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Aristo’yu yorumlayan bazı kişiler, O’nun, Tanrı’yı, sadece İlk Hareket Ettirici olarak gördüğünü, Tanrı’yı evrenin dışına ittiğini söylemişler ve O’na “deist” demişlerdir. Oysa, Aristo, Tanrı’yı sadece “İlk Hareket Ettirici” olarak evrenin başına koymamış, aynı zamanda Tanrı’nın, evrenin yöneldiği gayesi olduğunu söylemiştir. Evrenin gayesi olan, nasıl evrenden kopuk olur? Aristo taibattaki her şeyin bir “gayesel nedeni” olduğunu söylemiştir. Yani evrendeki her oluşum tesadüfen değil, bir gayeye uygun olarak meydana gelmektedir.
Hint felsefesinin önemli kollarından Ceyna’ların bir şairi, inancındaki ezeli evren görüşünü şu şekilde dile getirmektedir: Hiçbir varlık bu evreni oluşturamaz. Nasıl maddi olmayan bir Tanrı maddi bir evren yaratabilir? Eğer ilk önce bunu, sonra evreni yaptı dersen sonsuz geriye gidişle karşılaşırsın. Eğer bu madde doğal olarak oluştu dersen başka bir safsataya düşersin. Bütün evren kendi yaratıcısı olmalıdır...
Her var olmaya başlayan, başlangıcı için bir sebebe muhtaçtır. Evrenin bir başlangıcı vardır. O halde evrenin var olmaya başlamasının bir sebebi vardır.
Evrendeki ısı akışı tek yönlüdür ve bu akış geri çevrilemez (Termodinamiğin ikinci kanunu).Buna göre evrende bir gün termodinamik denge oluşacak ve “ısı ölümü” yaşanacaktır. Kısacası evren ebedi değildir, evrenin bir sonu vardır.