Tûti-i mu'cize-gûyem ne desem lâf değil
Çerh ile söyleşemem âyinesi sâf değil
Ehl-i dildir deyemem sînesi sâf olmayana
Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil
Yine endişe bilür kadr-i dür-i güfârım
Rûzgâr ise denî dehr ise sarrâf değil
Girdi miftâh-i der-i genc-i maânî elime
Âleme bezl-i güher eylesem itlâf değil
Levh-i mahfûz-i sühanğir dil-i pâk-i Nefî
Tab'-i yâran gibi dükkânçe-i sahhâf değil
Nefi
Ey dil hele âlemde bir âdem yoğ imiş
Vâr ise de ehl-i dile mahrem yoğ imiş
Gam çekme hakîkatde eğer ârif isen
Farz eyle ki el'ân yine âlem yoğ imiş
Nefi
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi
Saltanat didükleri ancak cihân gavgâsıdur
Olmaya baht ü seâdet dünyede vahdet gibi
Ko bu ıyş ü işreti çünkim fenâdur âkıbet
Yâr-i bâkî ister isen olmaya tâat gibi
Olsa kumlar sagışınca ömrüñe hadd ü aded
Gelmeye bu şîşe-i çerh içre bir sâat gibi
Ger huzûr itmek dilesen ey muhibbî fârig ol
Olmaya vahdet cihânda kûşe-i uzlet gibi
Günümüz Türkçesiyle:
1-Halk arasında devlet kadar itibarlı bir başka şey yoktur ama dünyada bir nefeslik sıhhat gibi saadet ve zenginlik olmaz.
2-Saltanat dedikleri sadece bir dünya kavgasıdır, cihanda vahdet gibi talih ve mutluluk yoktur.
3-Bu yiyip içmeleri bırak, çünkü işin sonu kötüdür, eğer ebedî bir sevgili istersen ibadet gibisi yoktur.
4-Ömrünün sonu ve günleri adedi kumlar sayısınca olsa da, bu felek şişesinde bir saat gibi gelmez.
5-Ey muhibbî! eğer huzur bulmak istiyorsan her şeyden el etek çek; çünkü dünyada uzlet köşesi gibi yalnızlık bulunmaz
Sanma şâhım herkesi sen sâdıkâne yâr olur
Herkesi sen dost mu sandın belki ol ağyâr olur
Sâdıkâne belki ol bu âlemde dildâr olur
Yâr olur ağyâr olur dildâr olur serdâr olur
Selimi