Etik ihlaller genellikle iki kategoriye ayrılır: Yaptığımız kötü şeyler ( eylemlerimiz) ile yapamadığımız iyi şeyler ( ihmallerimiz). Genellikle, ilk kategoriyi çok daha sert yargılama eğilimi gösteririz. Bu dengesizliğin kökeni bir biçimde gizemlidir, ama kuşkusuz kişinin enerjisi ve niyetine verdiğimiz değerle bağlantılıdır.
İyi biri olmayın, adil biri olun; yoksa çok zarar görürsünüz. Sınırlarınızı doğru koyun, yoksa değersizleşirsiniz. Aşırı Empati yapmayın, yoksa hastalanırsınız. Seçimlerinizle yüzleşin, yoksa büyüyemezsiniz.
Psikoloji öfke kontrol sorunu der, depresyon der, anksiyete der. Bense, " kişinin varoluşuna uygun olmayan, kendini gerçekleştiremediği, asla anlaşılmadığı bir ortamda, hayatın içinde sıkışıp kalmış olmasının çığlıkları" derim.