Savaşın gölgesi şehrin üzerine çöktüğünde, herkes bir şeylerini kaybetmişti. Kimi evini, kimi ailesini, kimi de geleceğe dair umutlarını... Fakat ben, yıkılmış sokakların arasında seni bulduğum gün, savaşın her şeyi alamayacağını anladım. Top sesleri geceleri göğü parçalarken, senin sesin içimde huzurlu bir liman gibi yankılanıyordu. Her vedamız son görüşmemiz olabilir diye birbirimize biraz daha sıkı sarılıyorduk. Cepheye giderken cebimde taşıdığım tek servet, bana yazdığın birkaç satırdı. Günler sonra döndüğümde şehir değişmişti, insanlar değişmişti, ama gözlerindeki ışık hâlâ aynıydı. O an anladım ki savaşlar toprakları ele geçirebilir, şehirleri yakabilir, hayatları değiştirebilir; fakat gerçek aşk, en büyük orduların bile yenemeyeceği bir direniştir.