“Eğer nefis bedenle birlikteyken şehevî arzuları terk eder, kirlerden temizlenir, varlığın hakikatini bilme konusunda düşünür ve araştırırsa gerçekten o parlar ve Yaratıcı’nın nurundan bir sûretle birleşir; arınma ile elde ettiği parlaklık tıpkı nesnelerin görüntüsünün parlak bir aynada belirmesi gibi, varlığın da bütün sûret ve bilgisi nefiste belirir. İşte nefis de böyledir; ayna paslı olursa hiçbir şeyin sûreti onda asla ortaya çıkmaz, sûretler ancak pas giderilince ortaya çıkar. Aklî nefis de böyledir; paslı ve kirli ise son derece câhil demektir, bu nedenle onda bilgi formları ortaya çıkmaz.”