Özden aksoy

Özden aksoy
@Ozdenoku
Psikolojik Danışman
Hacettepe Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik
Ankara
124 okur puanı
Aralık 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·284 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:29
“Bu bataklığın bir dibi,bir sonu yok;değil mi?İnsanoğlunun içindeki o karanlığın,o korkunçluğun bir sınırı yok.” Kara Dere Köyü’ndeyiz..Ormanın yuttuğu,tekinsiz bir köy.Ve bir ceset ihbarı.Adli Tıp Uzmanı Soner,gece yarısı Savcı Volkan’dan bir telefon almasıyla vahşet dolu bir bilinmezliğin kapılarını aralıyor. Karşısındakini insan olarak görmeyen,onları düzeltilmesi gerekilen birer parça olarak düşünen bir katille başbaşayız.Adli tıp uzmanı Soner,Savcı Volkan ve Jandarma görevlisi Aykut insan aklının sınırlarını zorlayan bir canavarla köşe kapmaca oyunu oynar gibi takip ediyorlar puzzle parçalarının tümünü.Karşılarındaki kesinlikle sıradan bir ‘seri katil’değil. O bir canavar,kurbanlarını öldürmeden önce onların beş duyusunu(görme,işitme,tat,koku,dokunma)vahşice yok eden,cesetlerin üzerine bıraktığı sembol ve notlarla tüm sisteme,görmeyen/duymayan herkese ‘kendince’karşı duran hastalıklı bir zihin..Ve bu hastalıklı zihnin ardında bıraktığı tüm izler,çözülmeyi bekleyen birer mesaj. Araştırma sonucunda buldukları ekibi tek bir yere götürdü.. Karaağaç Lisesine ve okulun tiyatro kulübüne!Öldürülen iki kişinin üye olduğu bu kulüp geçmişinde neleri saklıyordu?Özenle hazırlanmış ama asla oynanmamış bir oyun,isimsiz bir çocuk ve bolca sır..Bunların yanında tüm bu süreç içerisinde Kırmızı Ritüel katillerinin sürekli arayarak kendilerini hatırlatmaları ve dahası bazı delillerle ilişkili olmaları!Bu dosyayla Kırmızı Ritüel dosyası arasında nasıl bir bağ var?Adli tıp uzmanı Soner, Savcı Volkan ve Aykut bu gizemi çözebilecekler mi? İnanılmaz sürükleyici bir kurgu,zekice işlenmiş bir hikaye!Yazarımızın adli tıp uzmanı olduğunu yeniden hatırlatmalıyım!O otopsi sahneleri yine neydi öyle?Cerrahi teknikler ve olay yeri inceleme detayları o kadar net ve çarpıcı bir şekilde işlenmiş
Beş Duyunun KasabıCihangir Işık · Theseus Yayınevi · 202626 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·308 syf.··
2026 36. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:52
“Bazı insanlar kötülüğü seçmez,kötülüğün içine doğar.İnsan bazen karanlıkta kalır,herkes güneşe çıkamaz” Son sayfasına kadar gizemini koruyan bir polisiye okumak ister misiniz?Hadi buyurun! Sizce.. Adaletin olmadığı/geciktirildiği ya da sağlanamadığı durumlarda kişi kendi adaletini aramalı mı? Ya da.. İntikam,yaralanmış bir ruhun adalet arayışı mı,yoksa adaletin kılığına bürünmüş başka bir haksızlık mıdır?” 20 yaşında gencecik bir kız,Zahide..Evinde ölü bulunur.Eşiyle tartıştıktan sonra evini terk etmiş ve ailesinin evine gitmiştir.Üvey babasının durumu polis ekiplerine bildirmesiyle Zahide’nin kocası sorguya alınır ve nihayetinde tutuklanır.Gerçek bu mudur acaba?Yoksa görünenin altında başka şeyler de var mıdır?Bu olay,daha başka olayların ilk halkası olabilir mi? İstanbul’un karanlık ve tekinsiz sokaklarından Anemas Zindanlarına uzanan cinayetler serisi.. Kurbanlarının bedenlerinde kusursuz simetriyle açılmış kesikler bırakan,tarihe ve sanata göndermeler yapan bir katil.Ve onu bulmak zorunda olan Efsun başkomiser ve cinayet masası ekibi.. Efsun Başkomiser ne kadar uğraşsa da bir şeyler hep eksik kalır.Bulmacanın parçalarını çözdükçe yeni parçalar eklenir.Katilin bıraktığı gizli mesajları ve detayları çözmek imkânsız hale geldiğinde yıllar önce güçlü bir büyüğün oğluna ayrıcalık yapmadığı için görevinden uzaklaştırılan eski cinayet başkomiseri Cenk düşer aklına Efsun’un.Ve birlikte bu olayın dehlizlerine girdikçe olayın basit bir seri katilden farklı olduğunu,her şeyin geçmişle bağlantılı olduğunu fark ederler. Yirmi yıl önce yaşanan bir travma,birini nasıl böyle planlı bir intikam makinesine dönüştürür? Katilin kim olduğunu tahmin etsem de kitabın sonuna kadar hep bir acaba şüphesi benimleydi.Bütüne,adım adım tüm puzzle parçalarını toplayarak ulaşabileceğiniz
Kuzgun YeminiKamuran Elagöz · Edebiyatist Yayınevi · 202620 okunma
9/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 34. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 16:35
“Kurallar kaldırıldığında,parametreler ortadan kalktığında,insanların neler yapabileceğine şaşarsın” Bugün size ‘vay canına arkadaş!’dedirtecek bir kitapla geldim. “Biri beni izliyordu. Beni dinliyordu. Beni gözetliyordu. Beni takip ediyordu.” Sydney Denik..Biyoloji bölümünde yüksek lisans öğrencisi.Üniversitede yaşadığı bir takım talihsiz olay sonucunda bursunu kaybetmesinin ardından şaşırtıcı bir kabul alır ünlü Madrona Vakfı’ndan.Son derece gizli bir kuruluş olan Madrona’da Alzheimer üzerinde çalışma süren ekibe katılmak için burs kazandığını öğrenir.Kabul edilmesi zor;hatta imkansız görünse de başarmıştı,bunu kaybetmeyi göze almayacaktı;çünkü gidecek başka bir yeri yoktu! Kendisi gibi başka öğrencilerle birlikte 16 hafta kalacağı Vancouver Adası’na gider.Adaya ayak bastığı andan itibaren gariplikler ortaya çıkar.Bazı öğrencilerin ‘sözde’ geri gönderilmeleri,hayvanlardaki tuhaf hal ve görünümler,mantarlar,gaipten gelen sesler,etrafta dolaşan ‘hayaletler’,ormanın sakladığı sırlar..Bunların hepsi gerçekten oluyor mu?Ya da orası tekinsiz bir yer mi?Belki de zaten DEHB’li olan Sydney’in aklı ona oyun oynuyordur ne dersiniz? Wes Kincaid..Dark romanlardan fırlayıp gelen tesisin yakışıklı beyin cerrahı ve stajyerlerin ‘zorunlu’psikoloğu.Daha ilk karşılaşmalarından itibaren Sydney ile aralarındaki çekim başta hoşuma gitse de,bu kadar kısa sürede gelişen büyük takıntı soru işaretlerine neden oldu(ki eklenen smut sahnelerden rahatsız olmasam da gerekli de bulmadım,hikayeye ne kattı ki?)diyordum ki sonları,tesis ve onlar hakkındaki tüm gerçekleri okuyana kadar.Sonunda soru işaretlerinden eser kalmadı,vay canına’lık kısmı işte tam da o noktada. Sydney’in doğru ve yanlışlarıyla verilmesi ve hatta sonunda ‘hangi kişi olmak istediğini seçmesi’ güzeldi.Betimlemeleri öyle
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202568 okunma
8/10
·468 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
“Gerçek kaybolduğunda geriye yalnızca karanlığın fısıltıları kalır” Herkese merhaba..Karanlık atmosferiyle sizi yutuverecek benim favori türlerimden biri olan bir psikolojik gerilim önerisiyle geldim bugün. Karanlığın Fısıltıları,Charlie Parker serisinin 21.kitabı.Evet yanlış okumadınız 21!!Toplamda 23 kitaptan oluşuyormuş seri ve bilin bakalım bunu kim bilmiyordu? Dahası da var yazarımız John Connolly,2007 - 2013 yıllarında en iyi edebiyat ödülü ve en iyi kurgu dışı eser dalından ödüllere layık görülmüş ve Edgar ödülünü kazanmış..Şimdi düşünün karşımızda nasıl bir kitap var! Sessizlik bir suç olabilir mi? Bir düşünün..Annesiniz ve çocuğunuzla evinizde,mutlusunuz ve güvende olduğunuzu düşünüyorsunuz. Ama sabah kalktığınızda çocuğunuz ortadan kaybolmuş, ondan geriye ise sadece arabanızda kanlı bir battaniye var. Bunlar da yetmezmiş gibi sorgular,soruşturmalar ilerledikçe tüm şüpheler üzerinize toplanıyor ve bir anda katil damgasını yiyorsunuz?Düşünmesi bile boğucu değil mi ama? Charlie Parker..Kesinlikle serinin diğer kitaplarını da okurum dedirten bir karakter.Kendi geçmişinde de kırılganlıkları olan,soruşturmayı yürütürken bir yandan kendiyle de sürekli mücadele eden,kendine rağmen gerçeğin peşini asla bırakmayan biri.Kesinlikle farklı bir dedektif,mantığının yanında sezgilerini de dinleyen.. Soruşturmalar sonunda açığa çıkan sırlar,politik çıkarlar,ailedeki çatlaklar,insanların geçmişleri ve gizlenen gerçekler her şeyi sorgulamanıza neden oluyor.Kitap boyunca herkesten şüphe ettim.Hele Colleen konusunda..Çoğunda masum olduğuna inanmak istediysem de “ya gerçekten yaptıysa?” diye düşünmeden de edemedim.Ölülerin sesini duyan Sabine Drew’den bahsetmedim üstelik daha?? Kitap 468 sayfa ve ilk 150-200 sayfası çok akıcıydı,ortalarda detaylara girildikçe biraz tempo
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202691 okunma
9/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:30
“Kim bilir?Kalbimiz kırıldığında,nasıl kırıldığına dair her türlü teoriyi biz uydururuz;oysa onu yere düşüren bizizdir.” Ya hayatınızdaki her şeyi ikinci kez yaşama şansınız olsaydı?Bu size ne hissettirirdi,hayatınızda neleri değiştirmek isterdiniz?Ya da en can alıcı soru,bunu gerçekten ister miydiniz? Sekiz yaşındaydı Alfie böyle bir gücünün olduğunu öğrendiğinde.Anneciği ölüm döşeğindeyken.Herhangi bir anı geri alabilir ve yeniden yaşayabilir.Ama bir şartla;ikinci denemenin sonuçlarını iyi ya da kötü kabul etmek zorunda..Ve tabii ölüm;ölümü değiştiremez.Birinin vakti geldiyse,gelmiştir! Bir kumarhanedeyiz,yıllar önce ya da yıllar sonra..Kahramanımız Alfie ardı ardına üç kez şans numarasını tutturup milyonlar kazanıyor.Bu şüpheli kazançta bir hile olduğunu düşünen Dedektif La Porta sorgusu ile hikayemiz başlıyor.Ve Alfie’nin,çantasından üstünde ölürsem okunsun yazan bir kompozisyon defteri çıkarıp masaya koymasıyla tüm hikayeyi Dedektif ile beraber öğreniyoruz.Gianna’ya olan aşkını ve yeteneğiyle birleşince verdiği yanlış kararları da..Yanlış kararların geri alınamadığını da.. Belki de Milyonlarca ‘bir kere daha’cümlesi..Milyonlarca farklı alternatif. Kulağa başta harika geldiğinin farkındayım;ama içten içe öyle olmadığını anlıyoruz.Ağır bir sorumluluk değil mi sizce de?Sürekli geçmişi düşünmek,hataları silme rahatlığı,geleceği kontrol etme gücü ve bu rahatlıkla yaşama insanı yıpratabilecek ağır bir durum gibi geliyor bana.Hayatın değeri hataları silebilmemizde değil de onlarla birlikte yaşamayı öğrenebilmemizde değil midir sizce de?Deneyimlerimizde yani? Baştan sona kendime sorular sorduğum inanılmaz akıcı bir kitaptı ve en çok neyi sevdim biliyor musunuz?Alfie’nin mükemmel bir karakter olmamasını.Oldukça şeffaf,doğrularıyla yanlışlarıyla,kusurlarıyla
Bir Kere DahaMitch Albom · Destek Yayınları · 202645 okunma