Öᴢɢᴜ̈ʀ

Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Mart 2026 18:19
78'den 94'e, editörlere, şair arkadaşlarına ve dostlarına ithafen samimi, içten yazılmış mektuplar. Mektupları okurken bir şiir okuyor hissine kapılabilir, bir romanın sayfası gibi hissedebilirsiniz. Bukowski'nin sözleri böyle tesir edebilir. Metin ya da monolog akarken, bitmeden hemen önce “tak” diye gelen bir sözle duyguyu yükseltir ve sonra bitirir; okuyucuya geçirir. Bukowski'nin kalemi böyledir. Mektupların içerikleri genellikle şöyledir: editör ve şair dostlarını yüreklendirme, destekleme ve hayatla ilgili vurucu düşüncelerini aktarma. Düşüncelerini kaleme alırken rahatsız eden, düşündüren, içsel yüzleşmeye zorlayan bir bakış ortaya çıkar. Vurucu kelimeleri seçerken aynı zamanda derinliği de sözlerine ekler. Mektup gibi, normal hayatın akışından sıradan sözcükler beklemek olası değildir; üç cümlede bile sanki bir şiir okuyor hissine kapılabilirsiniz. Bu, Bukowski'nin sihirli kalemidir. Mektuplardan oluşan bu kitap için incelemeden ziyade, kalemine, üslubuna ve anlatım özelliklerine değinmek daha doğru olur. Serbest ölçü kullanır Bukowski. Gündelik dil, sokak ağzı ve argo dahil olmak üzere geniş bir dil yelpazesi vardır. En güçlü yönlerinden biri ise minimalizmdir: az kelimeyle yoğun duygu aktarımı. Bir diğer önemli nokta ise doğrudanlıktır; sansürsüz, filtresiz ve sınırsız bir anlatım. Bukowski'nin kalemi bu şekilde daha da ilgi çekici hale gelir. Bu mektuplarda, 78'den 93'e kadar, yine bireyin yalnızlığı ve yabancılaşması; alkol, kaçış ve kendini tüketme; aşkın gerçekçi ve sert yüzü karşımıza çıkar. 90'dan sonra Bukowski, tüberküloz ve lösemi ile mücadele eder. 1994 yılının Mart ayında hayata veda eder.
Güneşe UzanCharles Bukowski · Parantez Yayınları · 200552 okunma
Reklam
Puan vermedi·112 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 14:56
Amerika’dan Fransa’ya uzanan yolculukta, Paris’te iki yazar arkadaşın yoksulluk, özgürlük ve cinsellik ekseninde dönen bohem yaşamını bu eserde okuyoruz. Henry Miller’ın bu eseri, açık cinsel anlatımlar nedeniyle uzun süre yasaklı kitaplar arasında kaldı; diğer kitaplarında olduğu gibi. Çok güçlü bir olay örgüsünden ziyade, anılar ve sohbetler döngüsünde ilerleyen bir anlatım vardır. Maneviyat ve içsel arayış, yazarın yabancı bir şehirde yaşadığı yalnızlık deneyimleri, Batı uygarlığına yönelik eleştirisi ve sanat, edebiyat ile bireysel özgürlük üzerine düşünceler eserin içeriğini oluşturur. Tek cümleyle özetleyecek olursak: Miller’ın Paris günleri.
Clichy'de Sessiz GünlerHenry Miller · Siren Yayınları · 2013145 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 32. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2026 09:13
Başlarken öncelikle şunu söyleyelim: Gilson bu eserinde felsefe ile teolojinin ayrımını ve ilişkisini, Tanrı’nın bilgisine ulaşma imkânını sorguluyor ve araştırıyor. Aquinas çizgisinde ilerleyen bir felsefesi var. Diğer felsefe ve din barıştırması girişimlerinde bulunan herhangi bir felsefeciden biri. Fransa’da yaşayan, akademik felsefe ile uğraşan bir kişi. Türkiye’deki karşılığı Takiyeddin Mengüşoğlu. Gilson, felsefenin vahiyden bağımsız olarak Tanrı’nın varlığına ve bazı niteliklerine ulaşabileceğini savunur. Aquinas çizgisinde bir felsefe benimsemiştir. Ortaya sürdüğü argümanlar pek dolu ve dolgun gelmedi bana. Dogmatik düşüncelerin zincirlerinden kurtulamamış bir felsefeci olduğunu düşünüyorum.
Tanrı ve FelsefeÉtienne Gilson · Birleşik Yayıncılık · 199937 okunma
Bizim mekanımız neresi olacak?
Puan vermedi·144 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2026 17:03
Mekânım Datça olsun, insan daha ne ister ki zaten? Bilindiği üzere babası, eski Millî Eğitim Bakanımız Hasan Âli Yücel. Şairimiz Can Yücel özelinde; üslubu, kalemi, tüm sanatçı kişiliği dikkate alındığında sert, yalın, gerçekçi ve siyasi iğnelemelerin bulunduğu eserlerinin olduğunu söyleyebiliriz. Mekânım Datça Olsun şiir kitabında ise doğanın güzelliklerini, tüm o sanata konu olacak, şiire konu olacak güzellikleri kendi sanatı ile bizlerle buluşturan Can Yücel; bu eserinde de Datça’da bulunduğu uzun sürelerde yaşamın içinden gerçek şiirlerini bize sunmuş. Can Yücel üstadın kalemini ve şiirlerini sevmemizin nedeni; gerçekçi olması, sert üslubunu kendine has betimlemeleriyle ortaya koyduğu şiirleri bizlerle buluşturmasıdır. Mekânım Datça olsun. Bizim mekânımız neresi olacak?
Mekanım Datça OlsunCan Yücel · Doğan Kitap · 2007746 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 13:40
Büyük üstat bu şiir kitabında her konuya temas etmiş . Memleket meselelerine de değinmiş, aşka, hüzne, ironiye sivri ve usta şiirsel dili ile temas etmiş. Can Yücel’in şiirlerinde şuna rast geliyoruz: açık bir şiir yok, değindiği meseleleri kapalı, sert dille, üslubunun tüm özelliklerini yansıtarak özel şiirler kaleme alıyor. Ve bu şiirleri günümüzde severek okuyoruz. Siyasi kimliğini açıkça görebildiğimiz şair, memleket meselelerine bahsetmekten de kendini geri tutmamış, ayrıca yaşamış olduğu Datça’yı asla unutmuyor ve sevdiği yazarlara karşı yazdığı şiirleri bu şiir kitabında da bulabilirsiniz. Üstada sevgi, saygıyla.
CanfedaCan Yücel · Papirüs Yayınevi · 19971,537 okunma
Reklam