°•○● Siz ki bilirdiniz sevmesini
Gelecek uğrunda ölürcesine
Kızgın bir demiri dövercesine
Ve tarihin en güzel yaprağını
Güneşin parmağıyla çevirircesine
Siz ki bilirdiniz
Şimdi bir yarasa şenliğinde
Kanla besleniyor sessizliğiniz
Yazarı tanımak adına ilk bu kitaptan başlanabilirmiş.(Ben çok yanlış bir kitapla tanıştım sevgili Bongom ile )Neyse aslında arka arkaya Bukowski okuyacak kadar sağlam bir psikolojide değildim
Satırarası okur arkadaşın okuma teklifi üzerine bu kitabı okumada karar kıldık.Kitap söyleşi tarzında,sanki yazarla konuşuyormuşuz hissi veriyor .
Bukowskinin sansürsüz hırçın ve ironik üslubu yine bildiğimiz gibiydi.Yazarın barlar, at yarışları,kadınlar ve ucuz otel odalarındaki yaşamına bu kez hüzünle bakıyorsunuz bu kitapta .Karakterler yine kaybedenler , toplumun dışına itilmiş dürüst insanlardan oluşuyor .Diğer kitaplarından farklı olarak yazar bu kitabında öfkeli değil aksine durulmuş ve bilgece bir melankoli var .Bukowskinin hayatın anlamsızlığını ve vahşetini anlatırken bile insana daima umut saf bir yaşama arzusu vermesini çok seviyorum .Son olarak hayatın tüm çirkinliğine rağmen buradayız ve tüm gerçekliğiyle hayatı yaşamalıyız diyorum ..
İnceleme gayet iyi... Bukowski kalemini anlamak için onurlu kaybedenleri,doğuştan melankolikleri,buruk hisleri empati ile görmek yetmeyebilir..Tüm bunları yaşayanlar en doğru bakışla hissederek yazabiliyor.
İnsan bir çalışmadan belli bazı sonuçlar bekler de bekledikleri çıkmaz, hayal kırıklığına uğrarsa, cesaretini yitirmeye hakkı yoktur; yapacağı şey, beklediği sonuçlar bakımından bir düzeltmeye gitmektir.