Bir tiyatro sahnesi her zaman yaşamın kendisidir. Hayatın içinde insanın aldığı nefesin anatomisini yansıtır. Bir gün sakin yaşam süren kasabasının tam ortasına bir heykel vurur dalgaların arasından, tüm hikaye de bundan sonra başlar. Sükunet içinde sürdürülebilir bir yaşamın aksiyon dolu zamanları kasaba sakinleri arasındaki o görünmez bağı da sorgulatır. Tüm bu olaylar içinde absürt bir olay daha vuku bulur. Polis bir ölüm vakası araştırır. Aslında ölen insanlığın insanla olan ilişkisidir....