Sana noktadan güller, virgülden bülbüller, ünlemlerden yaylalar, noktalı virgül lerden daglar ve ovalar yaptım. Her bir imla işaretini özenle ekledim isminin büyüsüne. Çünkü sevmek, yeni bir dil inşa etmek demek. İki kişilik bir dil. Çünkü aşkın olduğu yerde muhakkak kalem vardır, sessizlik değil. Harfin olduğu yerde ise bir katre hüzün vardır, neşe değil.
Sana alfabe den kaftan diktim, azametle giyesin ve hiç üşümeyesin diye, kalın kadifeden, sırma ipliklerle. İşledim üzerine isminin baş harflerini, sessiz ve derinden, kimse bilmeden, sadece Yaradan'ın duyduğu bir yemin gibi.
Sana harflerden sarmaşıklar ördüm, geceleri gözlerini kapadiginda, uyku ile uyanik arası o tekinsiz aralikta durduğunda, cinlerin meşveret alanında yapayalnız kaldığında koklarsın belki, hatırlarsın diye.