Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki, bir bütün olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır, onda kendisini durduran, başlangıç noktası a geri dönmeye zorlayan bir yüzey bulur; işte karşımızdakinin hisleri dediğimiz şey, kendi sevgimizin çarpıp geri dönüşüdür; bizi gidişten daha fazla etkilenmesinin, büyülemesinin sebebiyse, kendimizden çıktığını fark etmeyişimizdir.
Oysa bilmediğimiz bir dil, sevdiğimiz kişinin içinde bizi aldatabileceği kapalı bir saraydır; biz dışarıda, aczimizle umutsuzca kasılmış halde, hiçbir şeyi göremez, engelleyemeyiz.