Katıyım,
oysa akmak istiyorum.
Saf ve meteliksiz olmak,
anlam denen şeyi biraz yıkmak, dağıtmak,
zeminin akışkan olup uçmasını,
kaskatı olmaktan,
acılarıma bakıp yanaşmaktan onlara,
dönmekten kendi eksenimde
başka bir şey yapamıyorum.
Ya da ben hâlâ sadece o kahverengindeyim.
Her bir seste ona dönüp duruyorum.
Mabedim yıkılsa,
kemiklerim kırılsa,
uykularım kaçsa da
rüyalarımda da hatta
kaçamıyorum bu kesitten.
Bıraksa beni,
ben de biraz taşınsam kendimden,
uzaklaşsam ondan,
ne kadar yakınlaşırım oysa kendime.