En tipik kurtarıcılardan biri, ailedeki herkesin sorununu üstlenen ve sürekli acı çeken kendini feda eden anne rolüdür. Aslında, bu kişi acı çekmiyor· olsa, acı çekmek yerine ne yapacağını bilemez. Karşınıza oturup ailenin bütün üzücü hikayelerini, hepsine çözüm bulmak için nasıl çırpındığını anlatır. Oğullarından biri uyuşturucu satmaktan tutuklanmıştır ve hapiste yatar; kızının kocası onu üç çocukla bırakıp gitmiştir veya yeğeni trafik kazasında ölmüştür. Bütün gününü oğlunu hapisten çıkarmaya, kızına yeni bir koca bulmaya ve merhumu cennete göndermeye çalışarak geçirir.
Genellikle kurban ve kurtarıcı, "dayanıksız kişilik'' yani sonunda stres ilişkili hastalıklara sahip olan kişiler grubuna girer. Sebebi çok basittir; kurtarıcı kendi derdinin üzerine başkalarının da yükünü alır. Bu sorunları üzerine al dığı yetmezmiş gibi sanki onları çözmek gerçekten kendi sorumluluğuymliş gibi acı çeker. Kurtarıcının burada ödediği bedel acı çekmektir. Kurbanın üç farklı biçimde ortaya çıktığını unutmayın: Kurban, kurtarıcı ve zorba.
Bunlar kurban üçgeninin temel bileşenleridir.
Terapistlerin bizzat kendileri ayrı bir kurtarıcı grubudur. Çoğu terapist, hayatını başka insanların sorunlarına odaklanarak geçirir ve genellikle kendi sorunlarını ihmal eder. Doktor ve hemşireler de sıklıkla aynı kategori de yer alır. Bu mesleklerde yaşanan yüksek stres seviyeleri ve tükenmişlik sendromuyla ilgili yapılmış ve yayınlanmış çok sayıda çalışma vardır. Hatta. birçok doktorun stresle baş etmek için uyuşturucu ve alkol kullandığını da yakın zamanda öğrenmeye başladık.
Ailedeki anne kurtarıcıysa muhtemelen çocuğuna gereğinden fazla korumacı davranır ve çocuğa bir şeyi kendi kendine yapmayı öğretmek yerine çocuk için onu yapmaya kendisi daha fazla vakit harcar. Kurtarıcı, üstüne yük alarak ve başkalarının ona ihtiyaç duymasıyla büyür ve gelişir.