İncelememi yazıp gönder tuşuna bastım, ve ortadan kayboldu. :'( Bu ikinci yazım o yüzden ilki kadar özenli olamadığımı söylemek istiyorum.
Uzun süredir kitap okuyamıyordum, e-kitap okuyucumu karıştırırken bu kitaba rastladım. Hem Türkçe hem de İngilizce olarak okunmayı bekliyordu, sanırım benim için önemli bir kitap bu diye düşünüp başladım. Kitap isimlerini bir kenara not edip, daha sonra neden o kitabı okumak istediğimi hatırlamadığım oluyor. Sanıyorum bu kitabı "paranın babalık konusunda insanları nasıl etkilediği" ile ilgili olduğunu düşünerek ekledim. Okuyacağım bazı kitaplar için çok derinlemesine araştırma yaparken bazılarına da bu şekilde balıklama dalıyorum.
Dilimize çevrilen birçok kitapta olduğu gibi bu kitapta da anlatılanlar Amerika için geçerli konular, verilen fikirler oranın ekonomik yapısına göre verilmiş tavsiyeler. Ayrıca kitabın basım tarihini de düşünürsek, ekonomi ile ilgili yatırım tavsiyesi arayanlar daha güncel ve daha bölgesel bir kitap araştırmalı.
Kitabın konusuna gelirsek eğer; nasıl zengin olunur, kendi işimi mi kurmalıyım yoksa başkasının yanında mı çalışmalıyım, paranın nasıl çalıştığını bilmek zengin olmak için yeterliyse muhasebeciler veya bankalarda çalışanlar neden zengin değiller, okullarda para konusunda ne öğreniyoruz? Yazar bu tip sorulara cevap vermeye çalışmış. Biliyorum, hayaller - hayatlar işte, beklediğim içerikle pek uyuşmadığı doğru, o konuya değiniliyor ama beklediğim şekilde değil ve beklediğimden az.
Bu sorulara yanıt verirken zengin baba ve yoksul babanın ne düşündüğü, nasıl seçimler yaptığı ve kararlarını neye göre verdiklerini kısaca para ile olan ilişkilerini gözlemliyoruz. Yazara göre yoksul baba; öğretmen, doktor, mühendis, polis, hakim...vs gibi memurluk yapan veya maaşlı çalışan, yani başkası için çalışan,
İncelememi yazıp gönder tuşuna bastım, ve ortadan kayboldu. :'( Bu ikinci yazım o yüzden ilki kadar özenli olamadığımı söylemek istiyorum.
Uzun süredir kitap okuyamıyordum, e-kitap okuyucumu karıştırırken bu kitaba rastladım. Hem Türkçe hem de İngilizce olarak okunmayı bekliyordu, sanırım benim için önemli bir kitap bu diye düşünüp başladım. Kitap isimlerini bir kenara not edip, daha sonra neden o kitabı okumak istediğimi hatırlamadığım oluyor. Sanıyorum bu kitabı "paranın babalık konusunda insanları nasıl etkilediği" ile ilgili olduğunu düşünerek ekledim. Okuyacağım bazı kitaplar için çok derinlemesine araştırma yaparken bazılarına da bu şekilde balıklama dalıyorum.
Dilimize çevrilen birçok kitapta olduğu gibi bu kitapta da anlatılanlar Amerika için geçerli konular, verilen fikirler oranın ekonomik yapısına göre verilmiş tavsiyeler. Ayrıca kitabın basım tarihini de düşünürsek, ekonomi ile ilgili yatırım tavsiyesi arayanlar daha güncel ve daha bölgesel bir kitap araştırmalı.
Kitabın konusuna gelirsek eğer; nasıl zengin olunur, kendi işimi mi kurmalıyım yoksa başkasının yanında mı çalışmalıyım, paranın nasıl çalıştığını bilmek zengin olmak için yeterliyse muhasebeciler veya bankalarda çalışanlar neden zengin değiller, okullarda para konusunda ne öğreniyoruz? Yazar bu tip sorulara cevap vermeye çalışmış. Biliyorum, hayaller - hayatlar işte, beklediğim içerikle pek uyuşmadığı doğru, o konuya değiniliyor ama beklediğim şekilde değil ve beklediğimden az.
Bu sorulara yanıt verirken zengin baba ve yoksul babanın ne düşündüğü, nasıl seçimler yaptığı ve kararlarını neye göre verdiklerini kısaca para ile olan ilişkilerini gözlemliyoruz. Yazara göre yoksul baba; öğretmen, doktor, mühendis, polis, hakim...vs gibi memurluk yapan veya maaşlı çalışan, yani başkası için çalışan,
Küçüklüğünden beri çocuklarını kurtardığı için onlara çaresizliği öğretmiştir. Herkes ona muhtaç olsun şeklinde güçlü bir ihtiyaç duyduğundan onların çamaşırlarını yıkar, odalarını temizler, yemeklerini, ütülerini ve hatta ödevlerini yapar.
Çocuklarına bir şeyi nasıl yapacağını öğretmez; her şeyi onlar için yapar. Bu ikisi arasında dünyalar kadar fark vardır.
·
Kurtarıcının ''herkes bana ihtiyaç duysun ihtiyacı'' inanılmaz boyuttadır. Çoğunlukla ailedeki aracı kişidir, herkesin dostu olup herkesi mutlu etme sorumluluğunu üstlenir.
Esrar içen kişilerin beyinlerinde meydana gelen bozulmalar, elektroanselografları çekildiğinde iyice belirginleşir, ayrıca beyin dokusunun direkt olarak bozulup, deforme olmasından da anlaşılabilir.
Bu deformasyon "kısa süreli hafıza"da ortaya çıkarsa, o kişi eski anılarını hatırlamakta güçlük çekecek ve öğrenmek olayı bir eziyet haline dönüşecektir.