Special Social Power

Special Social Power
@P_Whisper
Samsun,Trabzon
Samsun
233 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Nerede Olduğunu Bile Bilememe.
Yeryüzünde varolmaya çalışırken geliştirdiğimiz baş etme mekanizmaları, bizi birer ruhsal deri ya da kabuk gibi saran, kapsayan, bir arada tutan (ya da tutamayan) savunmalarımız, kişiliğimizi teşkil eder. Bireyin yatkın olduğu ve öğrenegeldiği savunmalar adaptif yani çevreyle uyumlu ise o savunmalar yönünde bir kişilik örüntüsü oluşur. Bireyin savunmaları maladaptif yani çevreyle uyumlu değilse ve birey savunmalarını aşırı kullanıyorsa o savunmalar yönünde patolojik bir örüntü ortaya çıkar ki buna kişilik bozukluğu diyoruz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
S.Beckett: yeryüzündesindir ve bunun tedavisi yoktur artık.
Ve bebek sırtından dünyaya yapışıktır dışarıda. Hareket edemez, diğer memeli türler gibi doğduktan birkaç saat sonra sürüye katılamaz, bütünüyle çaresizdir. Doğar doğmaz sürekli ihtiyaçlarla uyarıldığı, her şeyden korktuğu ve bu ikisinin verdiği huzursuzluğu dindirmek için muktedir ötekine vampir gibi yapıştığı bir yaşama düşer insan canlısı. Dehşet verici bir deneyimdir doğmak.
Sen beni görmezden geldin, demek ki sen narsistsin (!)
Hatta bazı durumlarda narsist bireyler hakkında, eksik ve yanlış servis edilen semptom bilgisi, narsist birey tarafından duygusal manipülasyon için cephane olarak kullanılabiliyor. Narsist bireyler, daha sağlıklı narsisizme sahip olan, daha ılımlı, daha uyumlu yakınlarına, eşlerine, iş arkadaşlarına: “Sen bunu, bunu, bunu yaptın; demek ki narsistsin, demek ki toksiksin!” diye yüklenebiliyor.
Narsist bireyin gerçekliğini göremeden...
Narsist bireyin gerçekliğini göremeden, onun yarattığı illüzyondan kendini korumaya çalışan mağdur rolündeki birey, zamanla bir predator ile karşı karşıya olduğuna, kendinden daha güçlü bir canlıyla mücadele ettiğine inanmaya başlıyor. Narsist bireyle karşılaştığında alarma geçip: “Kendimi ondan korumalıyım, o çok güçlü, o çok karizmatik, o kurşun geçirmez” diye düşünmeye başladığında korkuya kapılıp sakince baş edebilme kabiliyetini yitiriyor.
Yardım edilecek biri değil; cezalandırılacak bir kötü(!)
Yani konuyu ruh sağlığından öte ahlaki bir mesele haline getirerek narsist bireyi etiketleme, düşmanlaştırma ve onunla savaşma yönünde pozisyon aldıkça kendi içimizdeki patolojik narsisizm düzeyi artıyor. Ve böylece yanlış anlaşılmış bir olgu olarak narsisizm, anti- narsisistik propaganda ile toplumsal yarılmanın yeni bir fay hattı, yeni bir “er meydanı” haline geliyor.