"Hepiniz siyah noktaya odaklanmışsınız. Hiçbiriniz kağıdın üzerindeki boş beyaz alanı fark etmemişsiniz. Hayallerinizi, ümitlerinizi, sevdiklerinizi yazabileceğiniz, o koca beyazlığı görmemişsiniz bile.
Bunun, başka birinin beklentileriyle zincire vurulmuş gibi hissetmenin ne demek olduğunu biliyordum. Herkesin kendi adına özgürce bir hayat sürmeye hakkı vardı. Böylesine temel bir hak, lüks olmamalıydı.