Thomas Hobbes'un ünlü "İnsan, insanın kurdudur." anlayışı ile biçimlenen tartışmalar, ütopyaların önündeki en büyük engellerden biri olarak görülür.
Eğer insan doğası çatışmacı ve bencilse sürdürülebilir bir ütopya nasıl mümkün olabilir?
İşte bu noktada Kant devreye girerek şöyle der:
insandan, onun kötü eğitimleri nedeniyle iyi bir toplum eklemek safdillik olsa da bu kusurlu doğadan, aklın rehberliğinde en iyi toplumu kurmak mümkün olabilir."
Kant’ın bu görüşü, ütopyanın ideal bir dünya olsa da kimseye sınırsız bir özgürlük vadetmediğini ve kısıtlamaların ütopyaların gerçekleşmesi için gerekli olduğunu vurgular.