Ben sana 'gidemezsin' demedim ki 'unutamazsın' dedim. aradan saatler geçmişti. kumsalda, denizin ucunda bir yerdeydik. masamızdaki boş rakı şişesi devrilmis. kül tablası dolmus, kadehimizdeki son yudumu bırakmıstık. çünkü o yudum da biterse aitmenin vakti olacaktı. eğer birinin qitmesini istemiyorsan, o son yudumu hiç içesin gelmez. senir saçlarına düşen ay, benim de ellerimi aydınlatıyordu. titriyordum, üsüdüğümden değil, ayrılığı düşündüğümden... ben sana 'gidemezsin' demedim ki unutamazsın' dedim