Tuğçe

Tuğçe
@Paimonn
there is as yet insufficient data for a meaningful answer
“Burada gerçekten de ne yaptığınızı sorabilir miyim?” diye sordu Ye’nin meslektaşlarından biri. “Ben hayat kurtarmak istiyorum.” “Yerlileri kurtarmak mı? Doğru, ekolojik koşullar burada...” “Neden hepiniz böylesiniz?” Mike Evans aniden öfkelenmişti. “Neden sadece insanları kurtarmaya kalkınca kahraman olunuyor? Neden diğer canlılar önemsiz görülür. Bu şerefi insanlara kim verdi? Hayır. İnsanların kurtarılmaya ihtiyacı yok. Onlar zaten hak ettiklerinden daha iyi şartlarda yaşıyor.”
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Dünyamız tarafından mesajınız alındı. Ben bu dünyadaki barış yanlısı biriyim. Mesajınızı alan ilk kişi ben olduğum için şanslısınız. Sizi uyarıyorum: Cevap vermeyin! Cevap vermeyin!! Cevap vermeyin!!! Sizinle aramızda milyonlarca yıldız var. Cevap vermediğiniz sürece bu dünyanın iletim kaynağınızı tespit etmesi mümkün olmayacaktır. Ama cevap verirseniz, sinyal kaynağı o anda tespit edilir. Gezegeniniz için tehlike o zaman başlar! Gezegeniniz işgal edilir! Cevap vermeyin! Cevap vermeyin!! Cevap vermeyin!!!
Maddenin temel doğası gerçekten de kanunsuz olabilir miydi? Dünyanın düzeni ve istikrarı evrenin bir köşesinde oluşan geçici bir dinamik denge ya da kaotik bir akıntıda kısa ömürlü bir anafor olabilir miydi? Bilim öldürülebilir miydi?
İnsanlık ve kötülük arasındaki ilişkinin, okyanus ve üstünde yüzen buzdağı arasındaki ilişkiyle aynı olması mümkün müydü? Okyanus ve buzdağı, her ikisi de aynı maddeden oluşur. Buzdağı sadece katı formda olduğu için ayrılmış gibi görünür. Ama gerçekte uçsuz bucaksız okyanusun bir parçasıdır. İnsanlığın kendisinden ahlaki bir uyanış beklemek tıpkı kendi saçını çektiğinde dünyanın havaya kalkmasını beklemek kadar imkânsızdır. Ahlaki bir uyanış için insan ırkının dışında bir kuvvet gereklidir.