Yalanlar bir gün mutlaka sahiplarini terk ederdi.
Yabancılar günün sonunda kapının ardında kalırdı.
Bu ikisinden uzakta yaşayanlar için ise masal gibi bir hayat sürmek kaçınılmazdı.
Kitaplar bana yalan söylemezdi.
Kitaplar bana zarar vermezdi.
Kitaplar hayatıma ışık tutardı hep. Kötü kalplarin el uzattığı hayatımda sığınabileceğim en güvenli limanlardı onlar.
Büyüdüm.
Büyümek sandığın kadar güzel bir şey değil, derdi babam hep.
Haklıymış.
Büyümek, kırılan kalbin ucu sivri parçaları üzerinde yürürken tekrar tekrar canının yanması demekmiş.
Nereden bilebilirdim ki?
Yalnızdım. Yapayalnız...