Öykü mektup gibidir. Sevgili sen ,diyeceğim . Sadece sen, bir ismin olmaksızın . Bir isim vermek seni gerçekler dünyasına bağlar. Bu daha rizikolu daha tehlikeli: orada dışarıda senin yaşama şansının ne olduğunu kim bilir ? Sen sen diyeceğim eski bir aşk şarkısı gibi. Sen birden fazla demek olabilir sen binlerce demek olabilir yakın bir tehlikede değilim, diyeceğim sana.
Var olmak ile yok olmak arasında titreyip dururken, geçmiş gözlerimin önünde şimşek gibi belirip, geleceğin karanlık yollarını aydınlatırken ve etrafımdaki her şey çözünüp tüm dünya silinirken neden bu korku dolu andan utanayım ki ? Eriyip bitmiş güçsüz düşmüş ve uçuruma yuvarlanmakta olan birinin çaresiz bir şekilde inlerken çıkardığı ses de bu değil midir? Tanrım Tanrım ! Neden beni yarı yolda bıraktın? Bu sözleri ederken de çekinmeli miyim? Gökyüzünü bir perde gibi açan kişi bile bunu söylerken ben neden çekineyim ki ?