Bu dünyada doğruluk yok. Hiçbir ceza, bir haksızlığı telafi edemez, çünkü geçmiş değiştirilemez. Haksızlık görenler kayıplarıyla kalırlar. Eğer ki başka bir dünyada hak yerini bulacaksa, burada kaybedilen bir şey haksızlık gören kişilere orada geri verilecekse, verilen o şey hayatı hayatı dolduran şey değildir; sadece bir tesellidir. Kaybedilen şeyin yeri bir daha hiçbir zaman doldurulamaz çünkü kaybedilen şeye kaybolduğu an da ihtiyaç vardır.
Annem bakışlarıyla, sözcükleriyle, hareketleriyle benden bir parçayı koparıyordu. Her zaman eksikliğini hissedeceğim, her zaman arayacağım bir parçayı... Bütün ömrüm boyınca bir şeyimin eksik olduğunu hissedecektim.
O zaman olduğum yaşta, insanoğlu düşlediği her şeyi birgün başaracağına inanıyordu işte. İnsanoğlu gerçekten de çocukluğunda istediği şeyi bir gün başarabilir ama o gün hiçbir zaman gelmiyor. Düşlenilen şeyin imkansız olmasından ya da olasılıkların yanlış hesaplanmasından değil; o şeyin istendiği gün ile gerçekleşeceği gün arasında çok farklı günler olacağından. Hem hayatı hem de isteyen varlığı değiştiren günler...