"Yazarlar, yazma sürecinde tek başlarına olduklarına inanırlar. Öyledir de büyük ölçüde. Tek özneli bir eylemdir yazmak. Dünyanın en yalnız, en ıssız uğraşlarındandır romancılık. İstesen de anlatamazsın kimselere. "İçindeki dünya", dışarıdaki dünyadan çekip kopartır seni. Kendini sevemeyenlerin yapabileceği bir iş değildir yazarlık."
"Aldığı edebiyat bursları ya da ödüllerle yazıya daha fazla vakit ayırabilmek için dadı tutan bir şairdi Sylvia Plath. Yaratıcı, yakıcı ve manik depresif bir güneş.
Fitilini tükettiği yerde bu şekilde yaşamak yerine kendini öldürmeyi tercih edecek kadar mağrur... Ya hep ya hiççi."
"Tanrı olmak isteyen kız" diye tanımlardı Plath kendini. Hiçbir zaman yetinmedi verilenlerle. Sığamadı bedenine, kimliğine, kaderine. Gençliğinde bir müddet öğretmenlik de yaptı. Ancak hoşnut kalmadı bu tecrübeden. Profesyonel iş yaşamının kendisine göre olmadığına karar verdi. Yazacak, yazacak ve sadece yazacaktı. Kalemiyle geçinmek istiyordu. Kararlıydı."