Refika’nın mutfağında yemek arası cinayet komplosu gibi bir şey okudum. Gereksiz yemek tarifleri belki ülke mutfağını sevenler için hoş gelebilir, anlatmak istenenler bastırılıp yerine farklı bir tabak sunulmuş gibi geldi. Türümün dışında olduğu için ben azıcık sıkıldım açıkçası, yine de seveni, okuyanı çok olsun diyelim.
6 kitaplık serinin sonuna geldik. Gerçi ben dolmuşla dura kalka, arada çay sohbeti yaparak, ayaküstü konuşarak, sindirerek, sonuçlandırarak gelmek isterdim. Bu kitap uçak hızıyla, oldu bitti’ler ile, ucu acık sonvariler ile bitiverdi. Karakterlerin sonları belirsiz ve değersiz kaldı bana göre…Brin? Tesh? Yakıştı mı böyle bir sonsuzluk? Raithe? Nedense onunla ilgili olarak son kitapta farklı bir olunabilirlik bekliyordum. Persophone? O güçlü, dediğim dedik lider hep bir yaşlandım, görür müyüm bilmem kısmında kaldı. Sanırım en hoş ayrıntı Minna idi, oraya kalbimi bıraktım. Suri! Büyüdü ailenin kızı! May the force be with you!
Çok keyif almadan, maksat serinin geneline hürmeten bitirdim, ilk dört kitabı son derece güçlü karakterlerin takdirlik hareketleri ile beni yerime mıhlamışken, bu kitap bitsede gitsek ile sonlanıverdi. Kalemi güçlü yazarların bu tip serilerde sonu uzatma politikası, bitişi güçlendireceğine, sevimsiz bir hale sokuyor. Davacıyım Hakim bey!
İmperler ÇağıMichael J. Sullivan · İthaki Yayınları · 202538 okunma