"Hayvanlar öldürür, parçalar ama acıyı bir amaç haline getirmez. İnsansa bu dünyada hem mucit, hem kurban hem de cellat. İşkencecinin hedefi, kurbanında, kendine acıma duygusu uyandırmak. Oysa bu korkunç bir tuzak; insan kendini eleştirebilir, üzülebilir, yenilmiş hissedebilir, ama kendine acımak... Hayır, bu olmamalı. İnsan kendine acımamalı. İşte işkenceciler bunu ister; ruhunu zayıflatıp seni kendi gölgene bağlamak."
"İnsanın hayal hanesi, oğlum," demişti bir keresinde, "onun en saf umutlarını da en karanlık korkularını da bir araya getiren tuhaf bir diyar." O zamanlar anlamamıştı ama şimdi, bu dört duvar arasında, "hayalhane"sinin onu zincire vurduğunu fark ediyor. Dışarıda özgürce esen rüzgârı değil, içinde büyüyen o tarifsiz korkuları hissetmekte."