PapatyaMevsimi

PapatyaMevsimi
@PapatyaaMevsimi
Uludağ Üniversitesi
20 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Her yerde, bilhassa bizde kavinin zayıfın sırtından geçindiğine dair umumi bir kanaat vardır. Bu kanaati sarsmak, kökünden koparmak lazımdır. Çünkü doğru değildir, çünkü medeniyeti, içtimai temellerin sağlamlığında ve ahlak kemiyetlerinde bulan her cemaat -insanın halk edildiği günlerden beri- 'kavinin zayıfın sırtında geçinmesini' men edecek teşekküller yaratmakla meşguldür.
Sayfa 61 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
"Anneni çok sever miydin?" "Başka kimsem yoktu ki. Anam Rumeliliydi. Köylü ona yabancı gibi bakardı. Babam ölünce hep ona kahpe, bana da kahpe kızı derlerdi." "Bir gün köylü evinizi taşlamış." "Taşladı." "Sonra Mükerrem paraları almış kaçmış. Fakat sana ne yaptı?" "Geldiği akşam seni odadan kovarlar mıydı?" "Anam kahpe değildi." "Peki, Mükerrem seni döver miydi? Hiç sana sataştı mı?" "...."
Sayfa 42 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Akıl hastalığı klinikleri, daha doğrusu tımarhaneler başka hastanelerden pek farklı değildir. Delilerin deli olmayanlara benzemesi çok korkunç bir şeydir. Delileri tetkik eden ister doktor, ister başka bir adam olsun, mutlak içinden adeta kendi aklından şüphe etmeye başlar. O kadar deliyle ilk temas -şayet buhran içinde değilse- insana onun da herkese benzediğine, belki her adamın içinde saklı bir delilik olduğuna hükmettirir.
Sayfa 38 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Refika, Rıfkı'ya bir gün demişti ki: "Akkız senin ruhunun eşi, sen zavallı insanlara ömrünü vakfetmek istiyorsun, o da kazlara, ikiniz de biraz deli." Belki de doğru. Belki de insanlar birbirlerine kanla, sınıfla değil inandıkları şeyde iştirakle bağlanıyorlar.
Sayfa 37 - Can Yayınları·Kitabı okudu
En mücerret fikirlerin bile dolayısıyla insana temas etmesi hemen hemen umumidir. Rıfkı hayatta nasibi olmayanlara saadet vaat eden fikirlere bağlandı. Ama bu nasipsizlik nereden gelirse gelsin, ister çirkinlik, ister fakirlik, ister talihsizlik olsun! Gayet tabii olarak hayatta nasibi olanlara, yani zenginlere, mesutlara ve güzellere kendi de bilmeyerek düşman olmuştu. Bunun için birincilere, yani nasipsizlere yardım etmeyi vaat eden her fikir hareketinin gönüllü hizmetkârı oldu. Bununla beraber hiçbir teşekküle girmeyecek kadar ferdiyetçiydi.
Sayfa 35 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Reklam