"Daha evvel de söyledim ya oğul, burası benim vatanım, toprağım, yüreğim. Burada doğmak ve yaşamak nasıl kaderim olmuşsa, ölümümde de aynı kaderi yaşamak isterim. Merak etme, buradaki Rum dostlarım bana mukayyet olurlar. Ben esnafım ama para pul eder bir malım yok ki! Yağmacılar illâ ki çıkacaktır. Onlar da gelip pansiyondan yatak yorgan yağmalayacak değiller ya. Hem bana muhtaçlar. Dokunmazlar. Sen beni düşünme oğul. Baksana kaç yaşına gelmişim... Ölsem ne gam, yaşasam ne kâr!"