PapatyaMevsimi

PapatyaMevsimi
@PapatyaaMevsimi
Uludağ Üniversitesi
20 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
İlk günlerde, iki askere bir tane düşecek şekilde verilen ekmek, daha sonra giderek azalmıştı. Soğukla birleşen açlık, birer birer askerleri ölümün kucağına iter hale gelmişti. Meydanı çevreleyen ağaçların kabukları, açlıkla imtihan edilen esirlerin tek kurtarıcısıydı neredeyse.
Sayfa 509 - Eşik Yayınları·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Üç gün süren boşaltma ve toplanma faaliyetinden sonra, 26 Nisan günü, ikindiye doğru, Osmanlı ordusu ile şehir ahalisinden binlerce insan, Esad Paşa'nın önünden geçerek, 450 yıl Türk egemenliğinde olan İşkodra'yı terketmek üzere yola çıktı.
Sayfa 506 - Eşik Yayınları·Kitabı okudu
Dışarıda yağma ve talan devam ederken, öğleyi az geçe Türk ve Yunan subaylar arasında teslim tutanağı imzalandı. 1431 yılından beri Osmanlı vilayeti olan Yanya, dört buçuk ay süren kuşatmanın ardından Yunanlılar'a teslim edilmişti.
Sayfa 456 - Eşik Yayınları·Kitabı okudu
"Daha evvel de söyledim ya oğul, burası benim vatanım, toprağım, yüreğim. Burada doğmak ve yaşamak nasıl kaderim olmuşsa, ölümümde de aynı kaderi yaşamak isterim. Merak etme, buradaki Rum dostlarım bana mukayyet olurlar. Ben esnafım ama para pul eder bir malım yok ki! Yağmacılar illâ ki çıkacaktır. Onlar da gelip pansiyondan yatak yorgan yağmalayacak değiller ya. Hem bana muhtaçlar. Dokunmazlar. Sen beni düşünme oğul. Baksana kaç yaşına gelmişim... Ölsem ne gam, yaşasam ne kâr!"
Sayfa 453 - Eşik Yayınları·Kitabı okudu
İçinde karmaşık, tarifsiz ve rahatsız edici bir duygu sağanağı vardı. Binanın kapısında durup akşam karanlığına kendini teslim etmeye hazırlanan Yanya'nın gökyüzüne baktı. Şiddetle esen bir rüzgâr vardı ve Sadık, o rüzgârın havadaki tek tük bulutu önüne katıp buradan uzaklaştırmaya çalıştığı hissiyle burukça gülümsedi. Gitmemek için direnen bulutlar Türk ordusu, dört yandan esen rüzgâr da düşman mıydı? Yanya'yı savunan ordunun takatinin her geçen gün tükendiği ve önünde sonunda pes edeceği, şehirdeki ve karargâhlardaki herkesin mâlumuydu ve Sadık da herkesten biriydi. Evet, o meşum gün gelmişti ama yine de bu elem verici akıbetle yüz yüze gelme hakikati, Sadık'ın ruhunda fırtınalar yaratmıştı.
Sayfa 450 - Eşik Yayınları·Kitabı okudu