"Evet, Ölüm. Ölüm ne güzel olmalı. Yumuşacık kahverengi toprakta yatıp sessizliği dinlerken başının üstünde otların rüzgârla salınması. Ne dünün, ne yarının olması. Zamanı unutmak, hayatı affetmek, huzura ermek. Bana sen yardım edebilirsin. Bana ölüm evinin kapılarını açabilirsin. Sevgi her zaman seninle çünkü; ve Sevgi, Ölüm'den daha güçlüdür."
Sürekli abartıya maruz kalan zihinlerimiz, sıradan olanı değersiz bulmaya başlıyor. Hâlbuki hayatın en güzel detayları genellikle o sıradan anlarda saklı değil midir?