Kitabın içeriğini ve yazarını tanımadan, deprem kitabı zannederek alıp, kısa sürede bitirdiğim bir kitap.
Öncelikle yazarın dili çok yalın ve anlaşılır. Tam olarak gençlik ve genç kız edebiyatı türlerine hitap edebileceğini ve yeni nesilin severek okuyacağını düşünüyorum. Kitabı okurken, yazarının geniş bir film, dizi, kitap arşivi olduğunu anladım. Biraz Squid Game, biraz Labirent, biraz Açlık Oyunları tadında ilerliyor. Yer yer müzik isimleri ve şarkı sözleri de içeriyor.
Bazı noktalarda bilim kurgu olsa ne muhteşem olurmuş dediğim anlar olsa da genç edebiyattan hiç çıkmadan ilerledi. Canımı sıkan yerlerin başında, çok sık tekrar edilen sözler olmasıydı. Flashback hissi vermek istenmişse bile bende o histen çok alzheimer önleyici ilaç etkisi hissi verdi.
Olaya gelirsek, tüm dünyada bir yarışma var ve Türkiye'de yapıyor bu yarışmayı ve de birçok katılımcı geliyor. Ne gariptir ki, seçilenlerin hepsi de Ankara'da ikamet ediyor, hepsi aynı yaş aralığında, hepsi terazi burcu falan filan. Bu seçilen 5 çocuk Squid Game'de ki gibi gözleri kapatılıp sayılar verilerek arabayla çekim platosuna götürülüyor. Burası yeraltında bir yarışma stüdyosu/platosu. Buradan hızla çıkmaları lazım, bu sahnelerde labirent hissi alıyorsunuz. Bilim kurgu ihtiyacı duyuyorsunuz. Hayatta kalma çabası ve kaçma başlıyor, açlık oyunları gibi...
Neyse olay örgüsünü naklen aktarmayacağım ama hikayede şöyle bir detay var. Uraz diyor ki, en son annem babam kaza yapmadan önce tam hissetmiştim. Anne babası kaza yaptığında Uraz 1 yaşında abisi 16 yaşındaydı. Bunu abisi dese mantıklı olurdu ama Uraz'ın bunu söylemesi absürt geldi bana. 1 yaşını hatırlıyor olamaz.
Kitabın finali hakkında spoiler vermeyeceğim ama yenisi gelirse hem değişiklik yapılma ihtimaline tutunmak istiyorum hem de ya bu sıradanlık